16. Hukuk Dairesi 2013/9448 E. , 2013/8509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Onaran Köyünde yapılan kadastro sırasında 102 ada 6 parsel sayılı 5.313,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı Sami Yılmaz adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine"yi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Yargılama esnasında davacı vekili dava konusu taşınmazın 102 ada 11 sayılı parsel olduğunu belirterek davayı ıslah etmiş, keşif sonrası ise ıslah dilekçesinde maddi hata sonucu 102 ada 11 sayılı parsel yazıldığını belirterek dava konusu taşınmazın 102 ada 10 sayılı parsel olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece HMK"nın 176/2. maddesi gereğince bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği gerekçesi ile dava reddedilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu edilen 102 ada 10 sayılı parselin maliki belirlenemediğinden tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı tarafından hasım doğru gösterilmiş; ancak, dava dilekçesinde parsel numarası yanlış yazılmıştır. Dava konusu taşınmaza ait parsel numarasını önce ıslah sonra maddi hata dilekçesi ile iki kez düzeltmiştir. Davaya konu edilen taşınmazın parsel numarasının maddi hata sonucu yanlış yazıldığı anlaşılmaktadır. Esasen her iki dilekçe ile yapılan işlem maddi hatanın düzeltilmesinden ibarettir. Usul ekonomisi gözetildiğinde ve maddi hatanın da keşifte belirlenen duruma göre düzeltilmiş olması karşısında, yanlışlığın ıslah yoluna başvurulmaksızın her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu düşünülerek iddia ve savunma doğrultusunda taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.