20. Hukuk Dairesi 2012/907 E. , 2012/2432 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, ... mahallesi 287 ada 1 sayılı orman parseline dahil olması gereken ve ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralı gösterilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 287 ada 1 parselin orman niteliğiyle tespit edildiği belirtilerek, davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve 287 ada 1 parselin tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından esas, davalı Hazine tarafından ise vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1744 sayılı Yasaya göre 20.10.1978 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, dava dilekçesine ekli ön inceleme raporlarından davacı ... Yönetiminin esasen 287 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde irili ufaklı 8 adet ayrı numara ile belirtilen taşınmazlara karşı dava açılmasını istediği ancak, davacı ... Yönetimi temsilcisinin 287 ada 1 sayılı parsele karşı dava açtığını ve 287 ada 1 parselin orman olarak tespit gördüğü belirtilerek, açılan davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava dilekçesiyle ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralarıyla gösterilen alanların orman sayılan yerlerden olduğu iddia edilmiştir. Nitekim mahkeme gerekçesinde de davanın, esasen ekli krokide gösterilen yerlere karşı açıldığı ifade edilmiştir. Hal böyle iken, mahkeme hâkimince dava dilekçesinde ada ve parsel sayısı itibariyle maddi hatadan kaynaklanan hatalı ifadeye değer verilerek, asıl dava edilen taşınmazlar hakkında taraf teşkili sağlanmadan ve işin esasına girilmeden davanın 287 ada 1 sayılı orman parseline açıldığına dair kabulü doğru değildir.
O halde; mahkemece yapılacak iş, dava dilekçesine ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralarıyla gösterilen taşınmazlar hakkında kısmi ilandan sonra kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediği ve kadastro tutanağı düzenlenmiş ise, taşınmazların ada ve parsel sayılarının kadastro müdürlüğünden sorularak tespit edilmesi ve kısmi ilandan sonra Orman Yönetiminin dava dilekçesine ekli krokide 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralarıyla gösterdiği taşınmazlara karşı dava açıp açmadığı, dava açılmayan taşınmaz veya taşınmazlar bulunduğu takdirde davalı şerhi ile taşınmazların tutanak aslının dosyaya getirtilmesi, ekli krokide
gösterilen taşınmazlara karşı kısmi ilan tarihinden sonra Orman Yönetimi tarafından açılmış dava var ise, dava açılan taşınmaz veya taşınmazlar yönünden şayet dosyalar derdest ise, dosyanın tefrik edilerek H.Y.U.Y."nın 45. (6100 sayılı H.M.K’nun 166.) maddesi uyarınca kadastro davalarında, aynı parsele yönelik olarak açılan tüm davaların birlikte görülerek sonuçlandırılması gerekeceğinden, aynı parsele yönelik olarak açılan davaların birleştirilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi, şayet aynı taşınmazlar hakkında açılan dava var ve taşınmazlar hakkında açılan davalarda karar verilmiş ve verilen kararlar kesinleşmiş olduğu tespit edilirse, bu durumda kesinleşen kararlardaki taraflara göre hükmün kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeli, kesin hükmün varlığı halinde aynı konuda ya da aynı konulardaki sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunlu olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21/02/2012 günü oybirliği ile karar verildi.