
Esas No: 2020/359
Karar No: 2020/448
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2020/359 Esas 2020/448 Karar Sayılı İlamı
T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/359 KARAR NO : 2020/448 KARAR TR: 13.07.2020
|
ÖZET : Vefat eden B.Ö. (daha sonra murisleri) tarafından, kendilerine ait aracın 03/03/2017 tarihinde Muş Valiliği - Adliye - Defterdarlık binalarının ortak kullanımında olan otoparkta park hâlinde iken, Defterdarlık binasının çatısından düşen buz kütlelerinin araca isabet etmesi neticesinde hasara uğradığı ileri sürülerek, uğranıldığı önesürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. |
KARAR
Davacı : Adli Yargıda İdari Yargıda
B.Ö. B.Ö. murisleri
Vekili : Av. M.Ö. 1-H.E.
2-K.Ö.
3-E.Ö.
4-E.Ö.
5-F.Ö.
6-S.Ö.
7-S.Ö.
8-S.Ö.
9-E.Ö.
Vekili : Av. R.B.Y.
Davalı : Adli Yargıda
Maliye Bakanlığı (Hazineye izafeten Muş Mal Müdürlüğü)
Vekili : Av. M.Ç.
İdari Yargıda
Muş Valiliği
Vekili : Av. M.Ç.
O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muş İlinin, Valilik, Adliye ve Defterdarlık binalarının ortak kullandığı otoparkına 49...022 plakalı aracını park ettiğini; 3.3.2017 tarihinde defterdarlık binasının çatısında biriken kar ve buz kütlelerinin aracının üzerine düştüğünü ve aracın ağır derecede hasarlandığını, buna çatının temizlenmemesi ve çatıda kar engeli bulunmamasının sebep olduğunu, meydana gelen olayda bina malikinin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
MUŞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29.9.2017 gün ve E:2017/222, K:2017/801 sayı ile, davaya konu olayın kamu hizmeti görülen alanda ve kamu hizmetinin görüldüğü sırada gerçekleştiği, davalının hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zarardan dolayı İdari Yargılama Usulü Yasası"nın 2/1-b maddesi gereği idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiği gerekçesiyle, yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle HMK"nun 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacılar vekili bu kez uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık şimdilik 40.000,00-TL (ıslah sonucu: 52.269,06-TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
VAN 2. İDARE MAHKEMESİ: 5.5.2020 gün ve E: 2018/2062 sayı ile, uyuşmazlığın haksız fiilden doğan borç ilişkisi niteliğinde olduğu (ve 6098 sayılı Kanun"daki kusursuz sorumluluk hâllerinden olan "yapı malikinin sorumluluğu" hükümleri uyarınca tazmini gerektiği kanaatine varılarak işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, mahkemelerinin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca adli yargı dava dosyasının istenilmesine, görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi"ne gönderilmesine ve dosya incelemesinin görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi"nce karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN"ın katılımlarıyla yapılan13.07.2020 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, vefat eden B.Ö. tarafından, kendisine ait 49...022 plakalı aracın 03/03/2017 tarihinde Muş Valiliği-Adliye-Defterdarlık binalarının ortak kullanımında olan otoparkta park hâlinde iken, Defterdarlık binasının çatısından düşen buz kütlelerinin araca isabet etmesi neticesinde hasara uğradığı ileri sürerek, uğranılan maddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 125. maddesinde idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu"nun 2/1-b maddesinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenler tarafından açılacak tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Olayda, (vefat eden) B.Ö. tarafından, kendisine ait 49 .... 022 plakalı aracın 03/03/2017 tarihinde Muş Valiliği-Adliye-Defterdarlık binalarının ortak kullanımında olan otoparkta park hâlinde iken, Defterdarlık binasının çatısından düşen buz kütlelerinin araca isabet etmesi neticesinde hasara uğradığı ileri sürerek, uğranılan maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle davalı idareye karşı dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu olayın, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla davalı İdareye tahsis edilen ve kamu malı niteliğinde bulunan hizmet binasında meydana geldiği; bu binanın, yürütülen kamu hizmetinin bütünleyici bir parçası olduğu ve yürütülen hizmetten bağımsız olarak düşünülemeyeceği de dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümü, davalı İdare tarafından yürütülen hizmetin işleyişindeki bozukluk, aksaklık veya eksiklik olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının saptanmasına bağlı olup; bu hususların ortaya konulması ise idare hukukunun temel ilkeleri uyarınca idare mahkemelerinin görevinde bulunmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
Belirtilen durum karşısında, davanın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girdiğinden, Van 2. İdare Mahkemesinin 5.5.2020 gün ve E:2018/2062 sayılı başvurusunun reddi gerektiği gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van 2. İdare Mahkemesinin 5.5.2020 gün ve E:2018/2062 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 13.07.2020 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Aydemir Nurdane Ahmet
TUNÇ TOPUZ ARSLAN
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.