16. Hukuk Dairesi 2013/8073 E. , 2013/8465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar ...ve ... vekili, Yelbastı Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sonucu tescil harici bırakılmış olan doğusu ve batısı dere, güneyi ...taşınmazı, kuzeyi 269 ve 270 parsel sayılı taşınmazlarla çevrili, yaklaşık 200 dönüm yüzölçümündeki taşınmazda 30 yılı aşkın zamandır davacıların zilyet olduğu iddiasına dayanarak taşınmazın davacılar adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 62.776,70 metrekarelik taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz yönünden Medeni Kanun"un madde 713 ve devamında düzenlenen olağanüstü zamanaşımı ile kazanımı konusundaki tüm şartların gerçekleşmiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak taşınmaza komşu 292 parselin kadastro tutanağı ve dayanak belgeleri dosyaya getirtilmediği gibi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait hava fotoğrafları da getirtilerek uygulanmamış; çekişmeli taşınmazın iki yönü dere olmasına rağmen keşifte jeolog bilirkişine yer verilmemiş, kısaca taşınmazın niteliğinin kesin olarak belirlenmemiş olması nedeni ile yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu 292 parselin kadastro tutanağı ve dayanak belgeleri ile dava tarihi 15.8.2005 olduğuna göre, davacı tarafın dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin en geç 1985 yılında başlayıp aralıksız sürdürüldüğünü kanıtlaması gerektiği göz önüne alınarak 1985 yılı ve öncesi ve sonrası döneme ait olmak üzere birbirine yakın zamanlarda çekilmiş en az 3 adet yüksek çözünürlükteki stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ise, İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, 292 sayılı parsele ait kayıtlarda taşınmazın ne şekilde sınır gösterildiği incelenmeli, hava fotoğrafları üzerinde fotogrometri ve jeodezi uzmanı olan harita mühendisi bilirkişisi kurulundan belirtilen hava fotoğraflarının stereoskop aleti ile incelenmesi suretiyle hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğünden gelen paftaların ise düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, önceki niteliği, imar- ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, öyle ise imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise taşınmazın hangi tarihte tarım arazisi haline gelmiş olduğu konusunda rapor alınmalı, yeniden 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu, jeolog, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar ile keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan da yine yukarıda belirtilen hususlara ilişkin diyecekleri sorulup, ziraatçi ve jeolog bilirkişilerden taşınmazın niteliği, dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, konusunda ayrıntılı rapor alınmalı, imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup-dolmadığı belirlenmeli, önceki keşifte hazır bulunanlar dışındaki ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK"nın 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılık giderilmeli, HMK"nın 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkemece onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, davacı adına senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak varsa, bu şekilde tespit edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örneklerinin, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek dosyasına konulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.