Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/5455
Karar No: 2012/881

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2011/5455 Esas 2012/881 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2011/5455 E.  ,  2012/881 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asıl ...geldi, davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacı, davalı şirketle 09.05.2005 tarihinde “Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık Sözleşmesi“ düzenlediklerini, sözleşme gereğince üstlendiği edimleri yerine getirdiğini, çok sayıda dosya ve icra takiplerini, kendisi ve birlikte çalıştığı avukatlar aracılığıyla takip ettiğini, vekalet görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davalı tarafından başka bir avukata vekalet verilmek suretiyle 28.04.2008 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmede, bilgisi ve rızası dışında bir başka avukatın görevlendirilmesi veya haksız azil halinde davalı şirketin kendisine KDV hariç 30.000 Euro haksız fesih tazminatı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu durumda sözleşmede öngörülen 30.000 Euro alacağının tahakkuk ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL cezai şart alacağının reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davacının ibraz ettiği sözleşmenin, şirketin eski genel müdürü ... Dayı tarafından, şirketteki hisselerini devrettikten sonra kötüniyetli olarak şirkete zarar vermek kastıyla tanzim edildiğini, davacıya 9.5.2005 tarihli vekaletnameye dayanılarak sadece iş başı ücret ödendiğini, bugüne kadar takip ettiği iş ve davaların ücretlerinin de ödendiğini, yönetim değişikliğinden sonra ise davacı ile çalışmayı tercih etmediklerini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, muvazaalı olarak yapıldığı ispat edilemeyen sözleşmenin 4.3.maddesinde öngörülen cezai şarta ilişkin hüküm gereğince davanın kabulüne, taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava, taraflar arasındaki vekalet sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
    Davacı avukatın, 9.7.2008 tarihinde davalı şirkete göndermiş olduğu 9.7.2008 tarihli ihtarda, şirket işlerinin takibinin bir başka avukata verildiğini öğrendiğini, bu yönde kendisine bilgi verilmediğini, bu durumda sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olması nedeniyle sözleşme gereğince KDV hariç 30.000 Euro tazminatın ödenmesini istediği, davalı tarafından bu talebin kabul edilmemesi üzerine de söz konusu alacağın tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
    Taraflar arasındaki 9.5.2005 tarihli “Hukuki Danışmanlık ve Avukatlık Sözleşmesi“ başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde, “şirketin dava takip ve hukuksal işlemleri ile ilgili olarak (4.1.) Av. ...’in yazılı muvafakatı dışında başka bir avukata yetki, vekalet ve iş devri veya nedensiz/haksız azli halinde (4.2.) sözleşme, beş yıllık süre beklenmeksizin ve ayrıca feshe gerek olmaksızın derhal sona erer. (4.3) Böyle bir durum karşısında ... İnterfracht Uluslararası Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi, Av. ...’e derhal KDV hariç 30.000 Euro sözleşme fesih tazminatı öder.” Hükmü bulunmaktadır.
    Görüldüğü üzere, taraflar arasındaki sözleşmede davalının, davacının muvafakatı dışında başka bir avukata yetki veya vekalet vermesi durumunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği ve davalı tarafça davacıya 30.000 Euro tazminat ödeneceği öngörülmüştür. Oysa ki vekalet sözleşmesi, karşılıklı güvene dayalı bir sözleşme olup, güven, sözleşmenin önemli bir özelliğini teşkil eder. Bu
    nedenle taraflardan her biri, sözleşmeyi her zaman feshedebilir. (Yasada bu durumda vekil ve müvekkile tanınan hak ve yükümlülükler saklıdır.) Nitekim Borçlar Kanununun 396. maddesinde “vekaletten azil ve ondan istifa, her zaman caizdir.” Hükmü bulunmakta olup, emredici nitelikteki bu hüküm gereğince müvekkil, vekilini her zaman azletmek hakkından, vekil de her zaman istifa edebilmek hakkından önceden vazgeçemez. Bunun aksini öngören sözleşmeler geçersiz olduğu gibi, istifa ve azil hakkını zorlaştıran kararlaştırmalar da geçersizdir. (Bkz. Dairemize ait aynı yöndeki 1997/7395 E. 1997/8923 K. sayılı 7.11.1997 tarihli kararı) O halde dava konusu olayda sözleşmenin az yukarda belirtilen 4.3. maddesindeki başka bir avukata vekalet verilmesi durumunda, “30.00 Euro sözleşme fesih tazminatı ödeneceğine” ilişkin kararlaştırma da geçersizdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi