Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/3849
Karar No: 2012/879

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2011/3849 Esas 2012/879 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2011/3849 E.  ,  2012/879 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat..... ile davacı ..."nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR
    Davacılar, 1995 yılında itibaren davalı şirkete avukat olarak hizmet verdiklerini, 25.1.2005 tarihinde imzalanan avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, her ay 800,00 TL danışmanlık ücreti ödenmesi öngörüldüğü gibi, icra dosyalarından tahsilat yapılması durumunda da, tahsil edilen tutarın net %1’inin ödenmesinin kararlaştırıldığını, vekalet görevlerini özenle yerine getirmiş olmalarına rağmen, davalı şirket tarafından 5.4.2007 tarihinde haksız olarak azlediklerini, vekalet ücretlerinin ise ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 40.000 TL vekalet ücretinin azil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişler, ıslah dilekçeleri ile de, talep miktarını 75.985 TL’ye çıkartmışlardır.
    Davalı, davacıların vekalet görevlerini özenle yerine getirmediklerini, azlin haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davalı şirket hakkında “davanın kısmen kabulüne” ilişkin olarak verilen ilk hüküm, davalının temyizi Üzerine Dairemizce, “Davada hasım olarak gösterilen ...Giyim San.Tic.A.Ş’nin 24.06.2002 tarihinde, temettü hariç, yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınması nedeniyle davacı tarafa, davayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi ve usulî hata düzeltildikten sonra davaya devam edilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulup, gereği yerine getirildikten sonra bu kez, davanın kısmen kabulüne, 3.3.2009 tarihli bilirkişi raporu gereğince 75.406 TL vekalet ücretinin 5.7.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, yönetim ve denetimi ...’ye devredilen davalı ...Giyim San. Tic. A.Ş.’ne karşı açılan dava yönünden ise, “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuş, verilen bu hüküm de, davaya bozmadan sonra dahil edilen ... tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava, davacılar ile davalılardan .... Giyim Sanayi Dış.Tic.A.Ş. arasındaki vekalet ücret sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkidir.
    5411 sayılı Bankalar Kanununun 111. maddesinde belirtildiği üzere, söz konusu kanun ve ilgili diğer mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesinde, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla, Fon alacaklarının takip ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması, Fon varlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve kanunla verilen diğer görevlerin ifası amacıyla, kamu tüzel kişiliğine haiz, idari ve mali özerkliğe sahip olan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (...) kurulmuş olup, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun 9.7.2001 tarihli kararı ile, ... Giyim Sanayicileri Bankası A.Ş.’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14. maddesinin 3. ve 4. fıkraları gereğince ...’ye devredilmiş, ... Yönetim Kurulunun almış olduğu 24.6.2002 tarihli kararıyla da, amme alacağının tahsili bakımından yarar görüldüğünden, ... Giyim Sanayicileri Bankası A.Ş.’nin doğrudan veya dolaylı hakim ortakları ve/veya yöneticileri adına hareket eden ve Fon’un amme alacağının tahsil etmesini engelleyecek biçimde malvarlığını kaçırma fiillerini gerçekleştiren ...Giyim San. Tic. A.Ş.(...A.Ş.)nin, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7 a maddesine istinaden temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi ...’ye devredilmiştir.
    4389 sayılı Bankalar kanununun 15/7a maddesi gereğince, ... tarafından alınan 24.6.2002 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile, temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetimi ve denetimi ...’ye geçen davalı şirketin tüzel kişiliği sona 2011/3849-2012/879
    Ermemiş olup, ...’den ayrı ve bağımsız olarak devam etmektedir. Gerçekten de Türk Ticaret Kanununun 434. maddesinde, anonim şirketlerin tüzel kişiliklerinin nasıl sona ereceği belirtilmiş olup, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7a maddesinin uygulanması da, davalı şirketin tüzel kişiliğinde herhangi bir değişikliğe neden olmamıştır. Şirketin tüzelkişiliği ve organları varlığını koruduğu için taraf ve dava ehliyetinin de devam ettiği, dolayısıyla davacılarla imzalanan avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle, davalı şirketin davada taraf sıfatı ve sorumluluğu bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak az yukarda belirtilen yasa gereğince, davalı şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin devredilmiş olduğu ...’nin de, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli olup, Dairemize ait bozma ilamında da bu husus belirtilmiştir.
    Ne var ki, davalı şirketin yönetim ve denetiminin devralınması işlemi, ...’ye alacaklarının tahsiline ilişkin olarak verilmiş bir yetki olup ...’nin, bu yetki devri nedeniyle davalı şirketin borçları ve yükümlülüklerinden de sorumlu olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Gerçekten de, ...’nin buradaki sorumluluğu, yönetim ve denetimden kaynaklanan idari konularla sınırlıdır. Dolayısıyla ayrı bir tüzel kişi olan davalı şirketin, üçüncü kişilere olan borç ve yükümlülükleri nedeniyle herhangi bir mali sorumluluğu söz konusu değildir. Nitekim Bankalar Kanununun 15/7a maddesinde öngörülen işlemin amacı, mali durumu bozuk olan bankaların devlete ve kamuya mal olmuş zararlarının, gerektiğinde bankanın bağlı olduğu şirketlerinden tahsil edilebilmesine olanak sağlamak olup, aksinin kabulü, az yukarda belirtilen 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 111. ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15/7 a maddesi hükümlerine ve söz konusu maddelerin konuluş amacına da aykırıdır.
    Yargıtay 9. ve 11. Hukuk Dairelerince verilen kararlarda da aynı şekilde, temettü hariç, ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi ...’ye devredilen şirketlere ait borçlar nedeniyle ...’nin mali yönden sorumlu tutulamayacağı benimsenmiştir.(Bkz 9.HD’nin 2006/10390 esas 2006/14039 karar; 2006/19164 esas, 2006/28676 karar; 2007/5416 esas, 2007/32072 karar; 2007/20778 esas, 2007/29321 karar; 2006/27060 esas, 2006/13767 karar sayılı kararları; 11.HD’nin 2005/2210 esas, 2006/2442 karar sayılı kararı)
    O halde eldeki davada, dava konusu ücret alacakları, tamamıyla davacılar ile davalı ...A.Ş. ile yapılmış olan avukatlık sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, söz konusu bu borcun ...’ye nakli de söz konusu olmadığından, davalı şirketin davacılara olan avukatlık ücretine ilişkin borcu nedeniyle, bir başka tüzel kişilik olan ...’nin mali yönden sorumlu tutulamayacağı göz ardı edilerek, “davada taraf sıfatı ve temsile” ilişkin usuli nitelikteki bozma ilamına farklı anlam yüklenmek suretiyle, dava konusu vekalet ücreti alacaklarının ...’den tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı ... yararına BOZULMASINA,(2) numaralı bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 24.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi