(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/10279 E. , 2012/865 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu ve davalı şirketin avukatlığını üstlendiğini, davalının müşterisi olduğu 3. kişi aleyhindeki karşılıksız çek suçundan dolayı açılan davayı takip ettiğini ancak davalının ceza davasında şikayetten vazgeçtiğini ve bu nedenle haklı olarak vekalet görevinden istifa ettiğini, takip ettiği dava ve icra taleplerinden dolayı akdi ve yasal vekalet ücretlerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 8000TL"nin tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının alacağı 8870 TL olduğu kabul edilerek ve taleple bağlı kalınarak 8000TL"nin tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, davalı şirketin müşterisi olduğu ceza davasında davalı şirketi temsil ettiği, dava devam ederken davalı şirketin yazılı talimatı ve onayı ile davacının 5.3.2010 tarihli makbuzdur başlıklı belgeyi düzenlediği ve karşı tarafın borcunun 20.000TL olduğu ve 4270 TL de vekalet ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının da buna istinaden davaya konu çek bedelini tahsil ettiğinden bahisle ceza davasında şikayetten vazgeçtiğini bildirdiği ve davacının da aleyhinde takip ettiği icra dosyalarında haklı istifa ettiğini belirterek dosyaları takipsiz bıraktığı anlaşılmaktadır. Davacının bizzat düzenlediği 5.3.2010 tarihli makbuzda vekalet ücreti 4270 TL olarak belirlenmiş ve davalıda buna istinaden ceza davasındaki şikayetinden vazgeçmiştir. Davalı ceza davasında çek bedelini haricen tahsil ettiğini bildirip şikayetinden vazgeçtiği için, aynı çeke dayalı olarak açılan icra takibinin de bu bağlamda sona ereceği kuşkusuzdur. Davacı ile davalı arasında yazılı bir ücret sözleşmesi olmadığı için davacının ceza davasından dolayı ücretinin maktu vekalet ücreti olacağı hususu belirgin olup, bilirkişide bu yönde rapor vermiş ve davacıda bu hususu kabul etmiştir. Hal böyle olunca davacının düzenlediği makbuzda kararlaştırılan 4270 TL vekalet ücretinin çeke dayalı olarak açılan icra takibindeki vekalet ücretinde kapsadığının kabulü zorunludur. Bir başka anlatımla, davacının ceza davasına konu olan çeke dayalı olarak yapılan Bolu 2. İcra Müdürlüğü"nün 2009/1906 sayılı icra takip dosyasında talep edilebileceği akdi ve yasal vekalet ücretinin 4270 TL olarak kabul edilmesi gerekir. Oysaki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2009/1906 sayılı icra dosyasında davacının 3500 TL akdi, 2850 TL yasal vekalet ücreti olmak üzere toplam 6350 TL vekalet ücreti alabileceği belirlenmiştir. Oysaki az yukarıda açıklandığı gibi davacı bahsi geçen icra dosyasında ancak 4270 TL ücreti isteyebileceği için 2009/1906 sayılı dosyaya özgü olarak (6350 – 4270= 2080) 2080 TL"lik talebin reddi gerekir. Tüm işlerden dolayı davacının talep edebileceği ücret miktarı 8870 TL olduğu içinde 8870 - 2080= davacının toplam alacağı 6790TL olarak kabul edilip bu miktara hükmedilmesi kabul edilerek hüküm oluşturulmalıdır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, 6790TL"na hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 119.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.1.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.