Abaküs Yazılım
9. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/2382
Karar No: 2020/1888
Karar Tarihi: 11.11.2020

Tefecilik yapma - Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2020/2382 Esas 2020/1888 Karar Sayılı İlamı

9. Ceza Dairesi         2020/2382 E.  ,  2020/1888 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Tefecilik yapma
    Hüküm : Sanık ... için TCK m. 241/1, 39/1, 43/1, 62, 52, 53. maddeleri diğer sanıklar için TCK m. 241/1, 43/1, 62, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Sanıkların tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davalarında, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    A) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Sanık ...’ün tefecilik suretiyle kazanç sağlamaya yönelik kastı ve atılı suçlara ilişkin eylemlerin korudukları hukuki yararlar dikkate alındığında, alacağını teminatlı hale getirmeye yönelik fiiller de dahil hukuksal anlamda fiilin sadece tefecilik suçuna vücut vereceği anlaşılmakla, tebliğnamedeki 5464 sayılı yasaya muhalefet suçunun oluştuğu yönünde bozma isteyen düşünceye de iştirak olunmamıştır.
    Karar başlığında hatalı olarak gösterilen suç tarihinin, suçtan zarar görenler ve tanık beyanları göz önüne alınarak, suça konu eylemlerin en son gerçekleştirme tarihi olan; sanık ... için 2012 Mart, sanık ... için 2010 Kasım, sanık ... için 2011 Haziran, sanık ... için 15.06.2011, sanık ... için 06.08.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı artırıcı/azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    B) Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olarak sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanıkların yalnızca suçtan gören ...’ye faiz karşılığı ödünç para verdiğinin anlaşılması karşısında; zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, haklarında TCK"nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
    Kabule göre de;
    1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin, suçtan zarar gören ...’ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarına göre; suça konu ödünç paranın en son verilme tarihi olan; sanık ... için 15.12.2011, sanık ... için 2011 Haziran, sanık ... için 2011 Mayıs, sanık ... için 18.08.2011 olarak gösterilmemesi,
    2- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    C) Sanık ... hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik olarak sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Sanık ...’e gerekçeli kararın 17.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın ise tebliğden önce 14.11.2013 havale tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmakla; sanık ...’ın süresinde temyiz başvurusunda bulunmadığından bahisle başvurusunun reddi yönünde görüş bildiren tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
    Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağı, bu bağlamda TCK"nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması icap ettiği nazara alındığında;
    UYAP kayıtlarına göre, sanık hakkında aynı suçtan açılmış Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/937 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise davaların birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde, TCK"nın 3/1 ve 61. maddeleri de nazara alınarak, TCK"nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi halinde ise ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Yasaya aykırı, sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek kazanılmış hak hükümleri saklı kalmak üzere CMUK"nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi