19. Hukuk Dairesi 2017/361 E. , 2018/6268 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ... tarafından keşide edilerek verilen ... tarafından lehtar sıfatı ile ciro edilen, daha sonra ... tarafından ciro edilerek davacıya verilen çekin kaybolması üzerine, açılan dava sonucu çekin iptaline karar verildiğini, çekin tahsili için başlatılan icra takibine davalının, davacı ile aralarında herhangi bir hukukî ilişki bulunmadığı gerekçesi ile itiraz ettiğini, imza itirazının olmadığını, davalının takibe konu çekin kambiyo vasfında olmadığı ile çekin ellerinde bulunması sebebi ile ödendiğine karine teşkil edeceği beyanlarının çelişkili olduğunu, davalının ödemeden men yasağına rağmen ödeme yapmasının kendisini kurtarmayacağını ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek ... İcra Müdürlüğü’nün 2015/624 esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin düzenleme yerinin kısaltılarak yazılması sebebiyle kambiyo vasfında olmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 652. maddesi hükümlerinden yararlanamayacağını, ciro yolu ile davalıya karşı herhangi bir hak ileri sürülemeyeceğini, davaya konu belgede davacının ne lehtar ne de ciranta sıfatının bulunmadığını, çek vasfında olsa dâhi senedin borçlunun elinde bulunmasının ödendiğine karine teşkil ettiği savunmasıyla davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının senedin ciro eden veya hamilleri arasında olmadığı, çek üzerinde davacının hak sahibi olduğunu gösterir kaydın bulunmadığı, son hamilin ... ilaçları olduğu, bu hamilin iptal edilmesine karşın bankaya sunanın bu hamil olduğu ve çek zayiî davasındaki tedbir yazısına istinaden işlem yapamadığı, bu itibarla senedin bankaya sunulması tarihinde ... İlaçları şirketinin halen hâmil olduğu, senedin geri alınmasından sonra iptal şerhinin düşüldüğü, ancak bunlarının hiçbirinin senedi bankaya iptal için iade eden borçlunun, senedin keşidecinin elinde olması sebebiyle bedelinin ödendiği karinesini çürütmediği, aksinin davacı tarafından ispatlanmadığından davanın reddine, davalı lehine 7.500,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı davasını ispatlayamamış ise de, takibi kötüniyetli yaptığını gösterir yeterli delil bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereği mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci cümlesinde yer alan, “Dava değeri olan 7.500 TL’nin (%20)’si oranındaki kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/12/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.