Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4590
Karar No: 2019/3495
Karar Tarihi: 07.05.2019

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/4590 Esas 2019/3495 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2017/4590 E.  ,  2019/3495 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
    12. HUKUK DAİRESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/11/2016 tarih ve 2016/221 E. - 2016/793 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/06/2017 tarih ve 2017/234-2017/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.05.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %5"ine sahip hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin 26.10.2015 tarihinde kanun ve ana sözleşmede yer alan çağrı usulüne aykırı şekilde toplanarak olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, müvekkilinin iadeli taahhütlü mektupla toplantıya çağrılmadığını, şirketin internet sitesinde de ilan yapılmadığını, bu durumun TTK. 419. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin 26.10.2015 tarihli genel kurulunda şirket ana sözleşmesinin sermaye ve pay senetlerinin nevine ilişkin 6. maddesi, yönetim kurulu ve süresine ilişkin 7. maddesi, şirketin temsili ve yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin 8. maddesi, ana sözleşmenin yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımı ve temsile yetkili olanlar ve temsil şekli başlıklı 9. maddesinin kaldırılmasına ilişkin 9. maddesi, genel kurulun toplantı yeri, toplanma şekli, toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunması, oy hakkı ve kullanma şekli, genel kurul başkanı, karar yeter sayısı, yıllık belgeler ve esas sözleşme değişikliğine ilişkin 10. maddesi, şirkete ait ilanların yapılış şekline ait 11. maddesi, kanuni hükümlere ilişkin 15. maddesinin değiştirilmesine ilişkin tüm kararların butlan yaptırımına tabi olduğunu, çağrı usulsüz olduğu gibi toplantı yeter sayısı ve karar nisabına da uyulmadığını ileri sürerek 26.10.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan ve ana sözleşmenin 6, 7, 8, 9, 10, 11, 15. maddelerinin değiştirilmesine ilişkin tüm kararların butlanla sakat olduğunun tespite karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili; genel kurul toplantısına çağrının yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğunu, alınan kararların butlanını veya iptalini gerektiren sebeplerin oluşmadığını, toplantı ve karar nisabına uyulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplantıya çağrının usulüne uygun şekilde yapılmadığı, ancak bunun kararların geçerliliğine etkisine bakmak gerektiği, toplantıya %95"e sahip hissedarların katıldığı ve kararların oybirliğiyle alındığı, toplantı ve karar nisaplarının sağlanmış olduğu, ana sözleşmenin 6. maddesinin tadili ile şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiği, davacı dışındaki ortakların arttırıma iştirak ettiği, davacının ise rüçhan hakkının kullandırılmadığı ve iştirakinin sağlanmadığı, çağrı usulüne uymadan ve davacı haberdar edilmeden yapılan bu değişikliğin butlanla malul olduğu, diğer değişikliklerin butlanını gerektirir bir halin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 26.10.2015 tarihli genel kurulun sermaye arttırımına ilişkin 6. maddesinin butlanla sakat olduğunun tespitine, aynı genel kurulun 7, 8, 9, 10, 11 ve 15. maddelerinin butlanla malül olduğunun tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuş, İstanbul BAM 12. H.D. tarafından başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bent dışında kalan yön bakımından bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı şirketin 26.10.2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların butlanla sakat olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, toplantının çağrı usulüne uyulmaksızın yapıldığı, sermaye arttırımına ilişkin 6. maddenin kabulü ile şirket sermayesinin arttırılmasına karar verildiği ancak davacı ortağın rüçhan hakkı kullandırılmaksızın sermayenin yeni dağılımının belirlendiği gerekçesiyle alınan kararın butlanla sakat olduğunun tespitine karar verilmiştir.
    Butlan sebepleri Türk Borçlar Kanunu"nun 27. maddesinde “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” şeklinde genel olarak sayılmış olup Türk Ticaret Kanunu 447. maddesinde de “Genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.” şeklinde daha özel ve somut olarak sayılmıştır. Genel kurul kararlarının iptal sebepleri ise Türk Ticaret Kanunu 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir. Yine aynı Kanun"un 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir. Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya baktığımızda, çağrı usulüne uyulmaksızın yapılan genel kurul toplantısında oybirliğiyle ana sözleşmenin 6. maddesinin tadili ile şirketin sermaye arttırım kararı alarak ana sözleşme değişikliğine gittiği, ancak diğer tüm ortaklara eşit oranda sermaye arttırımına iştirak hakkı tanınırken haklı bir gerekçe sunulmaksızın davacı ortağın sermaye arttırımına iştirakının sağlanmamış olduğu, rüçhan hakkının kullandırılmadığı, bu haliyle alınan kararın herşeyden önce dürüstlük ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu anlaşılmıştır. Oysa ki TTK"nın 461. maddesine göre, her pay sahibi yeni çıkarılan payları, mevcut paylarının sermayeye oranına göre alma hakkını haizdir. Eşitlik ilkesine bir defalık aykırılık oluşturan genel kurul kararları iptal edilebilir niteliktedir. Bir defalık değil de sürekli olarak aykırılık oluşturan kararlar ise batıl olur (Moroğlu, Erdoğan; Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2014, s. 227 vd.). Nitekim dosya kapsamında bulunan 08.08.2016 tarihli bilirkişi raporu da aynı doğrultuda olup, raporda sermaye arttırıma ilişkin kararın iptal edilebilir bir karar olduğu, batıl olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
    Bu durumda, sermaye arttırımı yönünden butlanı gerektirir bir genel kurul kararı söz konusu değildir. Bu nedenle de, alınan genel kurul kararlarının ancak iptali istenebilecektir. İptal davasının ise TTK 445. maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılması gerektiği, genel kurulun 26.10.2015 tarihinde yapıldığı ancak davanın 03.03.2016 tarihinde açılmış olduğu anlaşıldığından, üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince butlana tabi bir karar olduğuna kanaat getirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, buna bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesi"nin davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK"nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi