10. Hukuk Dairesi 2021/1549 E. , 2021/10208 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : ... 2. İş Mahkemesi
No : 2014/330-2016/532
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davacının istinaf başvurusunun usulden, davalı ..."nın istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz istemlerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı Kurum dava dilekçesinde davalılara ait işyeri işçisinin iş kazası nedeniyle iş göremez duruma düştüğünü, bu olaydan dolayı sigortalıya 93.044,07 TL ilk peşin değerli gelir bağlandığını, 8.034,83 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve 14.889,50 TL tedavi masrafı yapıldığını, sonuç olarak toplam 115.968,40 TL Kurum zararı oluştuğunu, kazalının sigorta bildiriminin yapılmadığını, davalının olayın gerçekleşmesinde %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 57.984,20 TL’nin onay, tediye ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, aşamalarda verdiği ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak tazminat istemlerini toplam 92.774,72 TL’ye arttırmıştır.
II-CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davalı ... yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı Kurum ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvurularının esastan incelenmesi gerektiğini,
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesi kararının hukuki sebebe dayandırılmadığını, gerekçeli karar özetlenerek, istinaf başvurularının esastan reddedildiğini, hesap raporunda pasif dönem başlangıcının hatalı belirlendiğini, kendilerinin davacı ile bir ilgilerinin olmadığını, kendilerine %80 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının... isimli kişinin yanında çalıştığını, kazalının esasen çalıştığı bir başka inşaata malzeme almak için müvekkiline ait inşaata geldiğini, bu konuda tanık dinletmek istemiş iseler de mahkemece dikkate alınmadığını, işçinin kaza tarihindeki sigorta kaydı ve dosyada 28/03/2013 günlü ...isimli kişinin ifadeleri incelendiğinde, sigortalının kaza tarihinde ...un çalışanı olduğunun görüleceğini, inşaatta gerekli tüm önlemlerin alındığını, başka inşaattan gelen kazazede işçinin, baretini kullanmadan ve tedbirsizce bir başkasının inşaatında dolanarak 2. kattan düşmesinin tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, Davacı yan kesin süre içinde ıslah dilekçesi vermediğini ileri sürmüştür.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacı Kurum ve davalı ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
Dava, 17/10/2012 tarihinde meydana gelen olayın kurumca iş kazası sayılmak suretiyle iş kazasında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ile sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri ile tedavi giderlerinin davalılardan rücuan tazmini istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 ve 23’üncü maddeleri ile tedavi giderleri bakımından 76/son maddesidir.
Dosya kapsamından kazalı...’nin kalıpçı ustası olarak davalı ...’e ait inşaat işyerinde çalışmakta iken 17/10/2012 tarihinde iş kazası geçirmesi neticesinde %46,00 oranında sürekli iş göremezliği oluşacak şekilde yaralandığı, bu nedenle Kurum tarafından 14.889,50 TL tedavi masrafı yapıldığı, kazalıya istirahatli kaldığı süre boyunca 8.034,83 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği anlaşılmaktadır. Bunlar yanında her ne kadar eldeki rücuan tazminat dava dosyasında sigortalıya %46,00 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin 93.044,07 TL olduğu anlaşılıyor ise de Dairemiz’in... Esasında kayıtlı aynı olay nedeniyle sigortalı ve yakınlarının açtığı iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat dava dosyasının içeriğindeki belge ve bilgilere göre 01/05/2014 tarihinden itibaren kazalıya yaşlılık aylığı bağlandığı, bu tarihten itibaren iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin yarıya indirildiği, sosyal güvenlik denetmeni tarafından düzenlenen 12/06/2013 tarih, DD/2013-122 sayılı inceleme raporunda iş kazasının süresinde Kurum’a bildirilmemiş olması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 21/2. maddesininin, kazalının sigortalılık bildiriminin yapılmamış olması nedeniyle aynı yasanın 23. maddesinin uygulanması gerektiğinin belirtildiği, iş kazasının meydana gelişinde kazalının %20, davalı ...’in ise %80 oranında kusurlu oldukları, davalı ...’in ise kusursuz olduğu dosya kapsamından anlaşılan diğer hususlardır.
Dava, 06.06.2011 tarihinde meydana gelen olayın kurumca iş kazası sayılmak suretiyle iş kazasında sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan gelirler ile sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri ile tedavi giderlerinin davalıdan rücuan tazmini istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 ve 23’üncü maddesi ile tedavi giderleri bakımından 76/son maddesidir.
5510 sayılı Yasanın 23. maddesinde; “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21 inci maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” hükmü öngörülmüştür.
5510 sayılı yasanın süresinde bildirilmeyen sigortalılık nedeniyle işverenin sorumluluğunu düzenleyen 23. maddesinin açıklanan bu hükmü ile işverenin kaçak işçi çalıştırmasının önlemesi amaçlanmış olup, maddenin düzenleniş şeklinden de açıkça anlaşılacağı üzere, 23. maddeye göre işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır. Yine maddenin açık hükmü karşısında; gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle zararlandırıcı sigorta olayında işverenin kusurunun bulunmadığı hallerde dahi, şayet sigortalının işe giriş bildirgesi yasal süre içerisinde Kurum‘a verilmemiş ve zararlandırıcı sigorta olayı bu yasal süreden sonra meydana gelmişse Kurumca yapılan sigorta yardımlarından 23. maddeye göre sorumlu tutulması, bu durumda tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden, Borçlar Kanunu’nun 43-44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50"sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak kurum zararının belirlenmesi gerekecektir.
Diğer taraftan, 5510 sayılı yasanın 21/2. maddesine göre iş kazasının, 13. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurum’ca işverenden tahsil edilir.
Ayrıca, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri, sigortalının yaşı, gelirin kesilme olasılığı ve iskonto oranı gözetilerek belirlenen tutarı ifade etmektedir. 5510 sayılı Yasa"nın 54. maddesi ise, "malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda davalı işveren ...yönünden, iş kazasının süresinde Kurum’a bildirilmemesi nedeniyle 5510 sayılı yasanın 21/2. ve kazalının sigortalılık bildiriminin süresinde yapılmaması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 23. maddeleri kapsamındaki sorumluluklarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının irdelenmediği açık olduğu gibi 17/10/2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu kazalı sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri, 01/05/2014 tarihinden itibaren ise yaşlılık aylığı bağlandığı, bu nedenle iş göremezlik gelirinin yarıya düşürüldüğünün incelenen Dairemiz’in... Esas sırasında kayıtlı iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat dava dosyasındaki belge içeriklerinden anlaşılmakla bu hususun 5510 sayılı yasanın 54. Maddesi kapsamında irdelenip ve bu kapsamda bağlanacak rücuya konu gelir tutarı Kurum’dan sorulup sonucuna göre gereğinin gözetilmediği açıktır. Mahkemece açıklanan bu konularda bir değerlendirme yapılmaksızın sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, davalı işveren ...yönünden, iş kazasının süresinde Kurum’a bildirilmemesi nedeniyle 5510 sayılı yasanın 21/2. ve kazalının sigortalılık bildiriminin süresinde yapılmaması nedeniyle 5510 sayılı yasanın 23. maddeleri kapsamındaki sorumluluklarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarını irdelemek, davacı Kurum’un peşin sermaye değerli gelir açısından tazminini isteyebileceği miktarın, gelirin başladığı tarih itibariyle 5510 sayılı Yasa’nın 54. maddesi uyarınca indirilmiş hâli üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan fiili ödeme miktarının yarısı da eklenmesi suretiyle elde edilecek miktar ile gerçek zarar karşılaştırılması yapılarak, düşük olan tutarın kusur karşılığı olan miktar olduğunu gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davacı ve davalı ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinda davalı ..."ya iadesine 14/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.