5. Hukuk Dairesi 2020/8318 E. , 2021/5708 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
2- Bayındırlık Ve İskan Bakanlığına İzafeten Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Vek.Av. ...
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleşen davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava ve birleşen dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın ve birleşen davanın kabulü ile davacı ... (Mirasçıları) için 70.000,00 TL, davacı ... için 73.000,00 TL, davacı ..., ..., ... için 65.000,00 TL, davacı ... için 73.000,00 TL, davacı ... ... için 70.000,00 TL, davacı ... için 66.000,00 TL, davacı ..., ... için 70.000,00 TL, davacı ... ... için 66.000,00 TL, davacı ... mirasçıları için 65.000,00 TL olmak üzere 618.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Yalova İli, Çınarcık İlçesi, ... Mahallesi, 112 ada 25 parsel sayılı taşınmazın eski 330 parselden geldiği, 330 parsel sayılı taşınmazın arazi kadastrosu sırasında Mayıs 1954 tarih 63 numaralı tapuya dayanarak zeytinlik, tarla ve kestanelik niteliğiyle 88.800 m2 yüzölçümlü olarak ... adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra taşınmazda yapılan imar uygulaması ile 80 adet parsele ayrıldığı, imar parsellerinden olan 1090 parselde kat irtifakı kurulduğu, bağımsız bölümlerin malikler adına arsa payları oranında tapuya tescil edildiği, 1090 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastrosu sonucu 112 ada 25 parsel sayısı ve 571,37 m2 yüzölçümü ile tapuya tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucu Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/335 esas, 2012/203 karar sayılı ilamı ile taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmazın üzerinde bulunan binanın kaline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 10/09/2013 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 1, 9, 10, 11, 14, 15, 17 ve 19 numaralı bağımsız bölüm maliklerince 14/11/2012 tarihinde; birleşen davanın 7 numaralı bağımsız bölüm malikince 18/07/2013 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmişse de hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) TMK’nın 1007. maddesine dayalı olarak açılan davalarda, taşınmazın değeri Kamulaştırma Kanununun 11. maddesindeki yönteme göre belirlenir. Dava konusu taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti kurulu olup 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 46. maddesinin son fıkrasına göre, ana gayrimenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması halinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de gözönünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağından, ana yapının arsasına 2942 sayılı Kanunun 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi gözönünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre, üzerindeki yapılara aynı maddenin (h) bendi gereğince değerlendirme tarihindeki resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesapları gösterilip yıpranma payı düşülmek suretiyle ve ayrıca (ı) bendi hükmü uyarınca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüler de dikkate alınarak değer biçilmesi gerekir. Buna göre, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda arsa değeri ve tüm yapının (ortak yerleri içerir biçimde) değeri hesaplandıktan sonra arsa payına düşen miktara göre bağımsız bölümün karşılığı tespit edilmeli, şayet o bağımsız bölüm yapısında değeri etkileyecek özellik ve nitelikte ekstra ilaveler varsa bunların da dikkate alınması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu usule uyulmaksızın, bahçeli ev niteliği ile satışı yapılan taşınmaz emsal alınıp, dava konusu bağımsız bölümlerin değerlendirme tarihindeki değerlerinin soyut ifadelerle tespit edilmesi,
2) Davacılardan ..."in vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarının davaya devam etmesine rağmen mirasçıların karar başlığında gösterilmemesi,
3) Davacılar ... ve ..."ın soyadlarının hükümde yanlış yazılması,
4) Birleşen davanın davacılarının murislerinin soyadının hükümde yanlış yazılması ve birleşen davanın davacılarının adlarının hükümde yazılmaması,
5) Temsilcide yanılma hali düzeltilmesine rağmen asıl davanın davacısı olarak karar başlığına "..."na İzafeten Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü" yazılması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.