6. Ceza Dairesi 2014/1502 E. , 2018/1655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi(CMK 250 ile Yetkili)
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ..."ün tekerrüre esas hükümlülüğü bulunmasına karşın hakkında 5237 sayılı TCK"nın 58. maddesinin tatbik edilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluş ve dosya kapsamına göre; yakınan ..."nün aynı mahallede ikamet ettiği Zeki isimli şahısla yaşadığı tartışmadan sonra yakınanın işyerine gelen sanık ..."nın ""biz Zeki ile konuştuk sana bir daha yanlış yapmayacak"" dedikten sonra mağdurun işyerinden bedel ödemeksizin ürün aldığı, sanıkların farklı zamanlarda anılan işyerinden aynı yön ve yöntemle ürün almaya devam ettikleri, yakınan ilk aşamada sanıklardan çekinip bu duruma karşı çıkmadığı ilerleyen zaman diliminde mağdurun, sanıkların bedelsiz mal alımı nedeniyle maddi kaybının kabulü sınırlarını aştığı bu noktadan sonra duruma karşı çıkmaya başladığı, sanıklarla arasında bu nedenle farklı zamanlarda arbede ve tartışma yaşandığı, sanıkların iş yerinden zorla ve bedel ödemeksizin mal alımlarını sürdürdükleri olayda; sanıkların, yakınan Mustafa ve oğlu yakınan Ahmet"e karşı hangi zemin ve zaman diliminde, cebir ve/veya tehdit yoluyla maddi menfaat sağladıkları ile ilgili her bir eylemlerinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde suç tarihlerine göre saptanıp sonucuna göre,
hüküm kurulması gerekirken, genel geçişli ifadeler kullanılarak yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde tek yağma suçundan hüküm kurulması,
2-Katılanlar ... ve ..."ye karşı, işlenen yağma suçları nedeniyle oluşan tüm zararlarının soruşturma aşamasında giderilmesine karşın, TCK"nın 168/3. madde 1.cümlesi uyarınca cezadan yapılacak indirimin oranın 1/3 den daha ziyade olması gerektiğinin dikkate alınmaması,
3- Sanıklar ..., ... ve kimliği belli olmayan Burak isimli şahısların 20/05/2009 günü bir araç ile mağdura ait dükkanın önüne geldiklerinden sanık ..."in iş yeri dışında otoda beklemede kalıp, diğer sanık ..."in yanında açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Burak isimli şahısla birlikte katılanın Mustafa"nın iş yerine girip, iş yerinde bulunan tanık Ertuğrul"un bira istedikleri, işletme çalışanının “bira kalmadığını” söylemesi üzerine, sanık ... ve yanında bulunan şahsın marketten çıkıp kendilerini bekleyen araca yöneldiklerinde, araçta bulunan sanık ..."ın ""ne demek bira yok kardeşim"" diyerek, elinde bira kasası bulunan Burak isimli şahsı dükkanın içerisine doğru itekleyip, marketin içine soktuğu buzdolabının bulunduğu yere gidip biraları alarak ellerindeki boş kasayı doldurup hep birlikte dışarıya çıkarak marketten ayrıldıkları, katılan ... 22/01/2010 tarihli beyanında, "ben, sanık ..."den şikayetçi değilim, sadece bir sefer ben yokken gelmiş, asker kınası varmış, görüntülerde bir sefer elinde bira ile görünür, parasını gönderecekler diye söylemişler" biçiminde beyanda bulunduğu gözetildiğinde; sanık ..."in, 27/05/2009 günlü olayda kendinden sadır olan ve/veya bir başkası tarafından gerçekleştirilen cebir ve tehdide ne şekilde benimseyerek katıldığının kabul edildiği ve/veya adı geçenin suçun işlenmesini kolaylaştıran ne şekilde bir katkıda bulunduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
4 - Mağdur ... 14/07/2009 tarihli ifadesinde, olay günü yeğeni ..."nün iş yerine geldiğini, kavga olduğunu söylemesi üzerine ağabeyinin iş yerine gidip, araya girdiğini, sanık ..."ın kendisini itekleyerek sen bizim işimize karışma dedikten sonra, kendisine ve ağabeyine küfür ve tehdit edip ayrıldıklarını, bu olaydan 1-2 saat sonra sanıklar Bora ve Yılmaz"ın kendi iş yerine geldiklerini sen niye bu olaya karıştın diyerek tehdit ettiklerini, dükkanın içindeki eşyaları sağa sola atarak dağıttıklarını, bundan öncede sanıklar Bora ve Yılmaz"ın ve bu şahısların isimlerini kullanan isimlerini bilmediği 1 ve/veya 2 kişinin kendisinden para vermeden avanta olarak bira, rakı, kontör ve sigara istediklerini, ilk etapta bu talepleri karşıladığını, ancak şahısların sık sık gelerek malzeme alıp para vermemeleri üzerine işlerinin bozulduğunu, bunun üzerine onlara malzeme vermeyeceğini söyleyince, şahısların tehdit edip, iş yerini dağıttıklarını, bu olaydan sonra 155 polis imdat hattını aradığını,
polislerin geldiğini, Fatih Karakoluna giderek şikayetçi olduğu, ifade verirken ağabeyinin iş yerine yakın kahvehane işleten..... isimli şahsın kendisini arayarak ikna yoluyla şikayetinden vazgeçirmeye çalıştığını, bu nedenle ifadesini alan görevli polislere “şahıslarla aralarında anlaşacaklarını ve şikayetçi olmayacağını söylediğini, bu yönde tutanak düzenlendiğini” belirtmesi karşısında;
Yakınan ..."nün anlatımında adı geçen .... tanık sıfatıyla andlı beyanı alınıp, mağdurun yaşadığı olaylar nedeniyle şikayet hakkını kullandığı sırada bazı etkenler altında şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle Fatih Karakolunda herhangi bir tutanak düzenlenip düzenlenmediği araştırılıp, tespit halinde denetime olanak sağlamak üzere temin edilip, sonucuna göre sanıkların hangi eylem ve/veya söylem nedeniyle mağduru tehdit edip (zor kullandıkları), şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
5- Emanette kayıtlı cep telefonları ve sim kartların sahiplerine iadesi yerine suçta kullanıldıkları kabul edilerek müsaderelerine karar verilmesi,
6- TCK"nın 53. maddesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, bu hususun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve savunmanları ile sanıklar ..., ... ve ... savunmanları ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 28.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.