13. Hukuk Dairesi 2015/32041 E. , 2018/3413 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-BİR.DOS.DAVALISI : G... Alışveriş Merkezi Yöneticiliği vekili avukat ...
DAVALI-BİR.DOS.DAVACISI : ... vekili avukat ...
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı, davalı avukat ile süregelen vekalet ilişkisinin 24.10.2011 tarihli azilname ile sona erdiğini, azilnameden de anlaşılacağı üzere davalının hakkı olmayan bir paraya hapis hakkı kullandığını belirterek parayı zimmetine geçirdiğini, davalının vekalet dahi sunmadığı ve başka bir avukat tarafından başlatılan 2009/3330 E ve 2009/15697 E sayılı takip dosyaları için ısrarla vekalet ücreti istediğini, bu talebinin reddedilmesi üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü"nün 2010/12214 E ve 2010/12215 E sayılı dosyalara borçlu tarafından yatırılan paraları vekaletnamesi bulunmayan 2009/3330 E ve 2009/15697 E sayılı dosyalardaki hak ettiğini iddia ettiği 6.248,82TL vekalet ücreti için hapsettiğine ilişkin 6.4.2011 tarihli dilekçeyi yönetime verdiğini, paranın iadesinin sözlü ve yazılı olarak talep edildiğini, ancak davalının parayı iade etmediğini ileri sürerek; başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı, yönetimin avukatlığını yapmaya başladığında icra dosyalarının tarafına devredildiğini, bu dosyalardan olan ve azle gerekçe yapılan 2 adet icra dosyasının borçlusuyla görüşmesi üzerine dosya borcunun yönetimin hesabına yatırıldığını, bu iki dosyadan kaynaklanan vekalet ücretini talep ettiğinde ödeneceğini söyleyerek oyalamaları nedeniyle başka dosyalardan tahsil ettiği parayı uhdesinde tutarak bu durumu dilekçe ile yönetime bildirdiğini, yönetimin bu duruma sessiz kaldığını, bu nedenle azlin haksız olduğunu, takip ettiği 4 adet dosyaya ilişkin karşı yan vekalet ücretleri toplamı 3.150,00TL ve 2011 yılı Ekim, Kasım, Aralık, 2012 yılı Ocak aylarına ilişkin toplam 6.859,50TL aylık ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek; icra takibine vaki itirazın iptaline, %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Asıl davada davacı yönetim, davalı avukat tarafından hapis hakkı kullanılarak uhdesinde tutulan paranın iadesine ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiş, birleşen davada ise davacı avukat yönetim tarafından haksız yere azledildiğini ileri sürerek ödenmeyen ücretlerinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece; asıl davacı- birleşen davalı yönetimin, avukatı hapis hakkını kullanması ve bunun yanında başka sebepler de göstermek suretiyle azlettiğini, temel azil sebebinin hapis hakkının kullanımına ilişkin olduğunu, azlin ise haksız olduğu kabul edilerek asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda davada öncelikle çözümlenmesi gereken husus azlin haklı olup olmadığına ilişkindir. Asıl davacı-birleşen davalı yönetim azil nedeni olarak icra dosyasından tahsil edilip de yönetime ödenmeyen para dışında, yönetim kurulu üyelerine hakaret edilmesi, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2010/567 E sayılı dava dosyasının 13.9.2011 tarihli duruşmasına mazeretsiz olarak katılmaması da azil sebepleri olarak belirtilmiştir. Mahkemece her ne kadar azlin haklı olup olmadığı değerlendirilmiş ise de, bu değerlendirme sadece hapis hakkı kullanılarak ödenmeyen paraya ilişkindir. Somut olayda, asıl davacı-birleşen davalı yönetimin bildirdiği tüm azil sebepleri üzerinde durularak, özellikle avukatın uhdesinde tuttuğu para ile yönetim kurulu üyelerine yönelik yapıldığı iddia edilen hakarete ilişkin görülmekte olan ceza davasının bulunup bulunmadığı da araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın asıl davacı-birleşen davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu şamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 192,00 TL harcın davalı-bir.dos. davacısına, 219,70 TL harcın davacı-bir.dos. davalısına iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.