10. Hukuk Dairesi 2015/8693 E. , 2015/10777 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, yersiz ödenen aylıklar ve tedavi giderlerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 08.06.2009 tarihinde kesinleşen davalıya, yaşamını yitiren 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı manevi annesi üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan yetim aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca 2012 yılında gerçekleştirilen işlemle baştan itibaren kesilerek, 01.09.2009 - 30.11.2012 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar ve tedavi giderleri yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Davaya konu somut olayda;... görevlilerince gerçekleştirilen soruşturma nedeniyle davalı ile boşandığı eşinin alınan 05.09.2012 tarihli ifadelerinde, boşandıktan sonra davalının bir süre ...’ta ailesi ile yaşadığı sonra anlaşarak bir araya geldikleri ve halen ..."da aynı evde birlikte yaşadıklarını beyan etmiş olmaları, nüfus ve seçim müdürlüğü kayıtlarındaki adres hareketlerine göre, davalının ...’ta olan yerleşim yeri adresinin, 2011 yılı 8. Ayında ...olarak değiştiği, yargılama aşamasında. ... görevlilerince yapılan araştırma sonunda düzenlenen 14.03.2014 tarihli tutanakta, boşandıktan sonra davalı ile boşandığı eşinin en fazla bir yıl süre ile ayrı yerde yaşadıkları, akrabalarının teşviki ile barıştıkları, birlikte eski eşi...
./...
Danacı"nın ikameti olan...adıklarının belirlenmesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davalı ile boşandığı eşinin ... döndüğü tarihten itibaren fiili olarak birlikte yaşadıkları belirgin olup, Mahkemece aksinin kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Öte yandan; Mahkemenin bu kabulüne göre de; davalının Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu görevlilerince gerçekleştirilen soruşturmada alınan 05.09.2012 tarihli beyanında boşandığı eşi ile birlikte yaşadığını beyan etmiş olması, borcun ise 30.11.2012 tarihine kadar olan dönemi kapsaması dikkate alınarak 05.09.2012 - 30.11.2012 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
5510 sayılı Kanunun genel sağlık sigortalısı sayılanların düzenlendiği 60. maddesinde, “İkametgahı Türkiye"de olan kişilerden; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
1) (a) ve (c) bentleri gereğince sigortalı sayılan kişiler,
2) (b) bendi gereğince sigortalı sayılan kişiler,
b) İsteğe bağlı sigortalı olan kişiler,
c) Yukarıdaki (a) ve (b) bentlerine göre sigortalı sayılmayanlardan;
1) Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan vatandaşlar,
g) Yukarıdaki bentlerin dışında kalan ve başka bir ülkede sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunmayan vatandaşlar, genel sağlık sigortalısı sayılır.
6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (f), (g), (h), (ı) ve (k) bentlerinde sayılanların öncelikle, genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi olup olmadığına bakılır. Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişi ise tescili yapılmaz. Aksi takdirde birinci fıkra hükümlerinden durumuna uyan bende göre genel sağlık sigortalısı sayılır. Birinci fıkranın (f) bendi kapsamında gelir alması nedeniyle genel sağlık sigortalısı sayılanlar, aynı zamanda diğer bentler gereği de genel sağlık sigortalısı sayılması halinde (0 bendi dışındaki bentler kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır.
Bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin (1) numaralı alt bendi ile 80 inci maddede belirtilen aile; aynı hane içerisinde yaşayan eş, evli olmayan çocuk, büyük ana ve büyük babadan oluşur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Ayrıca, 19.01.2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6385 sayılı Yasanın 12. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen geçici 45. maddenin “Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31/01/2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.” düzenlemesi de mevcuttur.
Mahkemece, 5510 sayılı Kanunun 60. maddesi ilgili bentleri ve adı geçen Kanunun geçici 45. maddesi de gözetilmek suretiyle davalıya yersiz olarak ödenen
tedavi giderlerinin talep edilemeyeceği dikkate alınarak, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, davalıdan tahsili gereken yersiz ödenen aylık miktarı belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.