
Esas No: 2020/4008
Karar No: 2022/1337
Karar Tarihi: 23.02.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/4008 Esas 2022/1337 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, sevk ettiği araç ile yaya geçidi çizgilerinin olmadığı yolda, yaya geçiş kısmına geçmekte olan bir kişiye çarpıp ölümüne sebep olmuştur. Mahkeme, sanığı Taksirle öldürme suçundan mahkum etmiş ve ceza tayini yapmıştır. Ancak mahkeme, ceza tayininde orantılılık ilkesine uygun davranmadığından, karar temyiz edilmiştir. Temyizde, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, kanaate ve dosya içeriğine uygun olarak, sanık müdafii tarafından yapılan itirazlar reddedilmiştir. Ancak mahkemenin, hükmettiği cezanın sebebiyet verilen kusur, zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile işlendiği yer ve zaman gözetilerek, orantılılık ilkesine uygun olacak şekilde belirlenmemesi, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde kullanılan Kanun maddesinin gösterilmemesi ile vekalet ücretinin yazıldığı sanık adının yanlış olması nedeniyle, hüküm BOZULMUŞTUR. Yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hataların düzeltilmesi için, hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrileceği, adli para cezasının belirlenmesinde ise TCK'nın 52/3. maddesinin uygun olacağı, vekalet ücretinin doğru şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.
Kanun Maddeleri:
T
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, açık havada, azami hız limitinin 70 km olduğu meskun mahalde, kaza noktasından üç metre öncesinde yaya geçidi levhası bulunan, yaya geçidi çizgilerinin ise bulunmadığı orta refüjle bölünmüş il yolunda sol şeritte seyir halindeyken, istikametine göre yolun sağından kaplamaya girerek orta refüj arasındaki yaya geçiş kısmına doğru geçiş yapmakta olan yaya ...’a aracının sol ön ve sol yan kısımlarıyla çarpması sonucu asli kusurlu olarak yayanın ölümüne neden olduğu olayda,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölmesine neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak' suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz eden sanık müdafinin kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12-399 Esas-2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
2-Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının “kısa süreli” hapis cezası olduğundan bahisle adli para cezasına çevrilmesi ve hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
3-Katılan lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilirken sanık adının yanlış yazılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (1) nolu bendinde yer alan “kullanılan araç” ibaresinin hükümden çıkarılması, hükmün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin (5) nolu bendi çıkarılarak yerine, “Sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması ve hükmün vekalet ücretine ilişkin (8) nolu bendinde yer alan “Sanık Süleyman Yıldızdan” ibaresi çıkarılarak yerine “sanık ...’tan” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.