5. Hukuk Dairesi 2021/755 E. , 2021/5656 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 02/11/2020 gün ve 2020/6005 Esas - 2020/8962 Karar sayılı ilama karşı davalılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkin bozma ilamına uyularak mahkemece verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; bu karara karşı, davalılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK’nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün ve 31317 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10/8 maddesindeki iptal kararının nazara alınması gerektiği bu kez yapılan inceleme de anlaşıldığından;
Davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.11.2020 günlü 2020/6005 E.- 2020/8962 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan değerlendirmede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava konusu Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 199 parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak, üzerindeki nar fidanlarının 4-5 yaş kabulü ile değer biçilerek karar verildiği, bu kararın davacı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, nar fidanlarının 2 yaşında olduğu kabul edilerek değer biçilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulduğu, Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince karar verildiği, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilerek, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda düzeltilerek onandığı, hükmün 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili tarafından nar fidanlarının yaşı ile ilgili mülkiyet hakkı ihlal edildiği iddiası ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulmuştur.
Anayasa Mahkemesinin 29.11.2018 tarih ve 2015/18941 başvuru numaralı kararında, nar fidanlarına ilişkin fotoğraf izlenimi dışında herhangi bir değerlendirme yapmadan nar fidanlarının yaşının 2 ile sınırlandırılması ile başvurucuların mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, yeniden yargılama yapılmak üzere Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/38 E. Sayılı dosyasında yeniden yapılan yargılama sonucunda; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahkemece dava konusu arazi niteliğindeki Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 199 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-f maddesi uyarınca net gelir hesabı yapılarak ve nar fidanlarının 4-5 yaş kabulü ile değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Geri çevirme kararı sonrası dosyaya sunulan İl Tarım Müdürlüğü yazısına göre 4-5 yaşındaki fidanların maktu bedelleri 17-65 TL arası olduğu belirtildiğinden, fidanın ortalama bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi;
3-Anayasa Mahkemesinin 27/11/2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 16/07/2020 tarih 2018/104 Esas 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanunla Değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8. fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.