9. Hukuk Dairesi 2012/24275 E. , 2013/2816 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2 yıldan fazla süredir davalı iş yerinde 4857 sayılı işçi statüsüne tabi olarak takım lideri olarak çalışmakta iken 22/06/2011 tarihinde kurumsal müşteriyi zarara uğrattığı gerekçesi ile iş akdinin feshedildiğini, fesih bildiriminin gerçek dışı ve asılsız gerekçeler olduğunu, müşteri temsilcilerinden ..."in takım lideri olmasına çok kısa bir zaman kalması nedeni ile bir üst pozisyon olan takım liderliğine yetiştirmek amacı ile müvekkili işlemleri onun oturduğu müşteri temsilcisi masasında beraber yaptığını ve bütün ekibinin de bunu bildiğini, yetki işlemleri ... "de toplandığından bilgisi dahilinde işlemleri beraber yaptıklarını, ... tarafından yapılan işlemlerin bilgisinde yapıldığını, fesih yazısında belirtilen şirketin zarara uğratılması gibi bir durumun gerçek dışı olduğunu, ayrıca fesih yazısında belirtilen hususlarla ilgili 6 iş günü geçtikten sonra müvekkilinin iş akdine son verildiğini, iş kanununa göre işveren 6 iş günü içerisinde bu hakkını kullanmadığından artık bu sebebe dayanarak iş akdini feshedemeyeceği ve bu durumda işçiyi affetmiş sayılacağını belirterek iş verence yapılan fesih işleminin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın öncelikle süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının ekibinden ... isimli müşteri temsilcisinin davacının yetkilerine haiz olarak illegal satışlar yapmasına ve bu satışlar ile prim hak etmesine, 3. kişilerden alınması gereken teknik servis ücretlerinin kurumsal müşterilere yansıtılmasına sebebiyet vererek kurum müşterilerini 8.380 TL zarara uğrattığını ve bunun karşılığında şirketin yaklaşık 20.000 TL cezaya çarptırılmasına neden olduğunu, davacının haksız kazançlar elde etmesi, bilgi güvenliğini ihlal etmesi, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup iş akdinin feshine neden olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, iş yerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, iş yerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacının kendisine tahsis edilen şifreyi yetkisi olmayan personel ile paylaştığı, bu personel tarafından bu şifrenin kullanıldığı, bu eylem nedeniyle işyerinde iş akışının bozulduğu ve işyerinde olumsuzluğa yol açtığı, bu durumda, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren tarafından makul ölçüler içinde beklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Buna göre fesih haklı nedene dayanmamakla birlikte, fesih geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı Kanun"un 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
F) Sonuç :
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-)Davanın REDDİNE,
3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-)Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı ( 66.30 ) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.01.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.