
Esas No: 2020/3954
Karar No: 2022/1451
Karar Tarihi: 28.02.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/3954 Esas 2022/1451 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir dava kararı incelenmiş ve davacının tazminat talebi kısmen kabul edilmiştir. Ancak, davalı ve davacı vekilleri kararın tamamını temyiz etmiştir. İnceleme sonucunda, davacının akaryakıt istasyonlarının mühürlenmesine ilişkin talebinin, idari yargı mercilerinin görev alanında olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple, yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesi gerektiği belirtilmiştir. Kanuna aykırı olan yerel mahkeme hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak bozulmuştur. Kanun maddeleri olarak, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi belirtilmiştir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Tazminat talebinin dayanağı olan Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2661 soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacı şirket hakkında yürütülen 5607 sayılı Kanuna aykırılık suçu kapsamında, ... ... mahallesi 566 sokak No: 1 Çevreyolu adresinde bulunan ... Oto Sanayi ve Petrol Ürünleri Dağıtım Pazarlama Limited Şirketi ve bu şirkete bağlı ... ilçesi ... Mahallesi Dayı ... mevkiinde, aynı ilçede ... ilçesi ... Mahallesi Yüksekokul yanında bulunan Uspet petrol istasyonları ile davacı şirkete ait ... Kurfallı köyünde faaliyet gösteren petrol istasyonlarında yapılan arama işlemleri sonunda, istasyonlarda bulunan bir kısım akaryakıt tabancalarının belirtilen sayı ve seri numaralı mühürlerle 02.05.2013 tarihinde mühürlenerek faaliyetinin durdurulduğu, yapılan itiraz üzerine mühürleme işleminin 07.06.2013 tarihinde kaldırılarak davacı şirketin faaliyetine başladığı, davacı şirketin 36 gün faaliyette bulunamadığı,
Davacı şirketin 369,818,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, 345.638,11 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, bahse konu akaryakıt istasyonlarının 30/04/2013 - 02/05/2013 tarihleri arasında yapılan soruşturma işlemleri akabinde mühürlenmesine ilişkin tutanaklar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan getirtilerek, mühürleme işleminin, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 20. maddesi gereğince bu kurum tarafından yapılıp yapılmadığı hususu açıklığa kavuşturulup, mühürleme işleminin belirtilen kurumun tasarrufu ile yapıldığı kanaatine varılması halinde, dosyanın idari yargı mercinin görevli olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabul ve uygulamaya göre de; davacı şirkete ait petrol istasyonlarının faaliyetlerinin durdurulduğu sürece ilişkin bir yıl önceki aynı döneme ait vergi, defter ve faturalar dikkate alınarak, masrafların çıkartılması ile net kârın tespit edilmesi suretiyle maddi zararın hesaplanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 44.722,14 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Her ne kadar 02.05.2013 tarihli mühürleme tutanaklarında akaryakıt pompalarının Cumhuriyet Savcısının talimatı ile mühürlendiği belirtilmiş ise de, tazminat talebinin dayanağı olan Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/2661 soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, T.C. Enerji Piyasası Denetleme Kurumunun 09.05.2014 tarih ve 29301 sayılı yazısı ile mezkur tesiste mühürleme işlemi yapılması hususunda ... İl Emninet Müdürlüğüne mühürleme yazısı gönderildiği, T.C. Enerji Piyasası Denetleme Kurumunun 22.03.2019 tarihli cezai yazısında mühürleme işlemine ilişkin olarak herhangi bir mühürleme yazısına rastlanılmadığı belirtilmiş ise de, Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yalnızca şirkette bulunan akaryakıta ve istasyon çalışanlarının görev teslimatı sırasında birbirlerine aktarmış oldukları sayaç endekslerini gösterir vardiya defterine el konulması yönünde talimat verildiği ve el koyma kararının Turgutlu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.04.2013 tarih 2013/358 D. ... sayılı kararı ile onandığı, el koyma ve mühürleme işlemine yönelik yapılan itiraz üzerine Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının, Turgutlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği 20.05.2013 tarihli yazısında mühürleme işleminin C. Başsavcılığımızın talimatıyla yapılan bir işlem olmadığı, bu sebeple talebin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde talepte bulunduğu, Turgutlu 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 21.05.2013 tarih, 2013/421 D. ... sayılı kararı ile mühürleme işleminin idari tasarruf olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, mühürleme işlemine yönelik ayrıca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine yapılan itiraz üzerine 07.06.2013 tarih, 2013/125 D. ... kararı ile Cumhuriyet Savcısının pompa ve yer altı tanklarının mühürlenmesi yönünde herhangi bir talimatının bulunmadığı, kaldı ki bu idari tedbirin EPDK tarafından verilmesi gerektiği gerekçesiyle mühürleme işleminin kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Öncelikle mühürleme işlemlerinin 5015 sayılı Yasanın 20. maddesi kapsamında ilgili kurum (EPDK) tarafından uygulanabileceği düzenlemesi de dikkate alınarak, yukarıda açıklandığı üzere EPDK tarafından mühürleme yapılması yönünde talimat verildiği görülmekle, EPDK tarafından gönderilen cevabi yazıda mühürleme yazısına rastlanılmadığının kabulü halinde dahi mühürleme işleminin savcı talimatı olmamasına rağmen savcı talimatıyla hareket ettiklerini belirten kolluk görevlilerince yapıldığı, her iki halde de eylemin idari yargının görev alanında kaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat isteminde bulunulabileceği gözetilip; görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.