Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/2857
Karar No: 2020/4069
Karar Tarihi: 07.10.2020

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2020/2857 Esas 2020/4069 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, 11 ve 101 parsel sayılı taşınmazların kadastrosu ile ilgilidir. Kadastro tutanağında taşınmazların hususi mera olarak kullanıldığı ve malik tablosunun iptali ile sınırlandırıldığı şerhi yazılarak, hususi mera vasfıyla tescil harici bırakılmıştır. Davacılar taşınmazların hisseleri nispetinde adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne çekişmeli taşınmazlara ait kadastro tespitlerinin iptaline, taşınmazların her biri ayrı ayrı payları oranında hüküm yerinde adı geçen davacılar ve mirasçıları adlarına tarım arazisi vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir. Ancak, yapılan araştırma ve incelemenin eksik olması nedeniyle kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir. Kadastro Kanunu'nun 13 ve 14. maddeleri gözetilerek yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Kanunlar: 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13 ve 14. maddeleri.
16. Hukuk Dairesi         2020/2857 E.  ,  2020/4069 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ
    KANUN YOLU: TEMYİZ


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 11 ve 101 parsel sayılı, sırasıyla 10.829.00 metrekare ve 17.814.392 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı, irsen intikal ve pay satın alma nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra, kadastro tutanağında adı geçen tespit malikleri tarafından taşınmazların hususi mera olarak kullanıldığı ve malik tablosunun iptali ile sınırlandırıldığı şerhi yazılarak, hususi mera vasfıyla tescil harici bırakılmıştır. İtirazları Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ... ve arkadaşları, vergi kaydı, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tespitin iptali ile taşınmazların hisseleri nispetinde adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında .... ve arkadaşları aynı nedenlerle davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne çekişmeli 11 ve 101 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespitlerinin iptaline, taşınmazların her biri ayrı ayrı 276756480 pay kabul edilmek suretiyle dosyada bulunan veraset ilamları da dikkate alınarak payları oranında hüküm yerinde adı geçen davacılar ve mirasçıları adlarına tarım arazisi vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, taşınmazların davacıların dayandığı tapu kayıtları ve vergi kayıtları kapsamında kaldığı, kadimden beri davacıların ve müdahil davacıların kök murisleri ..., ... ve Efendi ...’a ait olduğu, ölümleri ile mirasçılarına intikal ettiği, davacıların kök murislerinin dayanak tapu kayıtları ile vergi kayıtlarında malik olduğu, ayrıca vergi kaydından miktar fazlası olan (A1) ile gösterilen 500 dönümlük alanın zilyetlik ile davacıların iktisap ettiği, söz konusu kazanımın 3402 sayılı Kanunu’nun 14/1 kapsamında kaldığı gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli 11 ve 101 parsel sayılı taşınmazlar ile komşularını bir arada gösterir birleşik kroki
    ve bu krokiye göre çekişmeli taşınmazların tüm sınırlarında bulunan komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıt ve belgelerin tesisinden itibaren tüm tedavülleri, davacıların dayandıkları Nisan 1328 tarih ve 99, 100, 101, 102, 104, Nisan 1333 tarih 28 ve K.Sani 1928 tarih ve 17 sıra numaralı tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm intikallerini gösterecek şekilde tüm tedavülleri ve varsa haritaları getirtilmemiş; tapu kayıtları ile 1937 yılı Tivaki Mevkii 1 ve 2 numaralı vergi kayıtlarının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmedikleri sorulmamış; revizyon görmüşlerse, revizyon gördükleri parsellerin kadastro tutanakları ve kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları dosyaya getirtilmemiştir. Öte yandan, Mahkemece, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin yetersiz beyanına dayalı olarak karar verilmiş olup, kayıt uygulaması da yöntemine uygun şekilde yapılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
    Hal böyle olunca Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlar ile komşularını birarada gösterir birleşik kroki ve buna göre belirlenen çekişmeli taşınmazlara komşu olan tüm taşınmazların kadastro tutanak örnekleri, varsa dayanağı belgeler, davacıların dayandığı tüm tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ve tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının revizyon bilgileri ile birlikte getirtilmeli; dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, sağ olan tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile uzman fen ve ziraatçı bilirkişilerin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları ve vergi kayıtları, varsa revizyon gördüğü taşınmazlar da dikkate alınmak suretiyle yerel bilirkişi yardımı ve uzman fen bilirkişisi eliyle yerine uygulanmalı; uygulama yapılırken haritası bulunan kayıtlarının kapsamlarının öncelikle haritasına göre belirleneceği gözetilmeli; haritası bulunmayan kayıtlardaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı; uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaretlettirilmeli; uygulamaya ilişkin mahalli bilirkişi ve tanık sözleri çekişmeli taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; tapu kayıtlarının ve vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymadığının ya da kısmen uyduğunun anlaşılması halinde miktar fazlası bölümler yönünden zilyetlik araştırması yapılmalı; bu kapsamda, zilyetliğin öncesinde kimde olduğu, kimden kime intikal ettiği, başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hususlarında mahalli bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı; beyanların çelişmesi halinde yüzleştirme yapılarak, tespit tutanakları içeriğine aykırı sonuçlara ulaşılması halinde sağ olan tespit bilirkişileri dinlenilerek çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat bilirkişinden, taşınmazların fotoğraflarının da yer aldığı, taşınmazların mevcut ve geçmişteki nitelikleri, üzerlerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı, ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldıkları hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmalı, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13 ve 14. maddesindeki hükümler gözetilerek toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi