13. Hukuk Dairesi 2016/19250 E. , 2018/3273 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle kendisinden haksız kesinti yapıldığını, bunun tahsili için Tüketici Hakem Heyetine müracaat ettiğini, ... Tüketici Sorunları Hakem Heyeti"nin 14.03.2014 tarihli kararı ile talebinin kabul edildiğini, bunun üzerine iş bu bedelin tahsili için takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre; "Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz". Bu madde uyarınca değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re"sen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda davacı, ... Tüketici Hakem Heyeti"nin 24.03.2014 tarih 2014/81 sayılı kararına konu; 1.576,19 TL asıl alacak ve 680,82 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 2.257,01 TL nin tahsiline yönelik başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. İtirazın iptaline ilişkin eldeki davanın açıldığı 16.04.2015 tarih ve talep edilen miktar itibariyle kredi masrafına bakma görevi il tüketici hakem heyetine aittir. Davacının dava tarihinden önce söz konusu kesintinin iadesi için tüketici hakem heyetine başvurduğu anlaşılmakta ise de tüketici, hakem heyetinin karar verdiği 24.03.2014 tarihi İtibariyle 1.576,19 TL’nin iadesine ilişkin karar delil mahiyetinde olup, bu kararın infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. 28.05.2014 tarihinden önce delil mahiyetinde olan ve bu tarihten sonra da tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar için 28.05.2014 tarihinden sonra aynı alacakla ilgili olarak tüketici hakem heyetine yeniden başvuruda bulunulması zorunludur. Tüketici hakem heyetine başvurunun zorunlu olduğu hallerde icra takibi yapılmaksızın veya dava açılmaksızın öncelikle tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir. Hal böyle olunca mahkemece, dava değerinin 6502 sayılı yasanın 68. maddesi gereğince Tüketici Hakem Heyetine başvuruda bulunmasını zorunlu kılan miktarda olduğu ve bu miktar için icra takibi yapılmasının veya mahkemeye dava açılmasının yasa gereği mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.