10. Hukuk Dairesi 2020/5100 E. , 2021/10102 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün feri müdahil Kurum, davacı vekili, davalılardan ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 10/06/2009-12/04/2014 tarihleri arasında, vefat eden ... ve ... nezdinde bakıcı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının ......"nin ve ..."nin yanında hasta bakım hizmeti için 10/06/2009 ile 14/04/2014 tarihleri arasında günlük 4 saat süre ile çalıştığının tespitine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının ihtilaf konusu dönemde herhangi bir bildirimi bulunmadığı, davacının davasını açarken ... ve ..."yi hasım olarak gösterdiği, ...’nin 12.04.2014 tarihinde vefat ettiği, veraset ilamında yer alan mirasçılarının davaya dahil edildiği, ...’nin 07.10.2013 tarihinde vefat etttiği, ancak veraset ilamı dosyada yer almadığı, ...’nin mirasçıları davaya dahil edilmediği halde vefat eden ... hakkında da hüküm kurulduğu, vefat ettiği halde ... ve ..."nin karar başlığında yer aldığı, davacı ve davalı tanıklarının dinlendiği, tanıkların beyanının davacının işvereninin kim olduğu ve hizmet akdi süresince ücreti kimden aldığı konusunda açık ve net olmadığı, bir tanığın davacının ücretini ...’den aldığını, diğer tanığın ...’nin kardeşi Ali ...’den aldığını beyan ettiği, dinlenen diğer tanıkların bu konuda beyanları bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Yasanın 86/9.maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği, çalışma olgusunun da tanık dahil her türlü delille ispatlanabilmesi nedeniyle delil serbestliği bulunduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu kapsamda, davalı işyerine ait işyeri sicil dosyası ve dönem bordroları davalı Kurumdan celbedilmeli, hizmet tespiti istenilen dönemde işyerinin kapsamda olup olmadığı araştırılmalı, bordro tanıkları dinlenilmeli, bordro tanıklarına ulaşılamadığı takdirde, komşu işyeri işveren ve çalışanlarının da beyanlarına başvurulmalıdır.
Diğer taraftan, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsiline de yol açacağından, işverenlik sıfatının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. “İşveren”, 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde; ...sigortalıları çalıştıran... kişiler...” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesi, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin kendisine yöneltilmesi zorunlu olan kişidir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında, tespite konu dönemde gerçek işveren veya işverenlerin kim olduğu net olarak belirlendikten sonra HMK’nın 124. maddesi gereğince husumet yönetilerek davaya dahil edilmeli, işverenin vefat etmiş olduğu anlaşıldığı takdirde, mahkemece, mirasçılar davaya dâhil edilmeli, mirasçıların gösterdiği deliller toplanmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekili, feri müdahil Kurum vekili, davalılardan ..., ..., ... ve ...’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 13.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.