
Esas No: 2017/6386
Karar No: 2018/223
Karar Tarihi: 29.01.2018
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2017/6386 Esas 2018/223 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Tefecilik yapmak, hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08/11/2016 tarihli ve 2016/828 soruşturma, 2016/1322 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... Sulh Ceza Hakimliğinin 30/12/2016 tarihli ve 2016/4161 değişik iş sayılı kararının;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelinin tefecilik faaliyeti yürüttüğü, bu kapsamda müştekiye 22/03/2012 ve 27/06/2013 tarihleri arasında toplamda 99.000,00 Türk lirası borç para verdiği ve karşılığında şüphelinin keşidecisi.... olan 3 adet hatır çeki verdiği, bunun yanında şüphelinin, müştekinin el yazısı ile 50.000,00 Türk lirası borcu olduğuna ilişkin adi senedi imzalatıp teslim aldığı, kalan bakiye için şüphelinin istemi üzerine keşidecisi ..., lehtarı müşteki olan 2 adet çeki bir hafta içerisinde şüpheliye teslim ettiği, ana paranın ödenmesi halinde bu çeklerin iade edileceği yönünde şifahi olarak anlaşıldığı, şüphelinin kendisine tevdi edilen çekleri bankaya ibraz ederek karşılığını aldığı, müştekinin teyzesinin oğlu olan ...’ın hesabına kendi alacağına mahsuben 33.000,00 Türk lirası yatırtılmasını sağladığı, bunların yanında şüpheliye teslim edilen ...’in keşidecisi olduğu iki adet 25.000,00 Türk lirası değerindeki çekin de bankaya şüpheli tarafından ibraz edildiği ve karşılığının çekildiği, bu şekilde 99.000,00 Türk lirası nakit para verilmesi karşılığında toplamda 155.000,00 Türk lirası ödeme yapıldığı, bir kısım çekleri karşılığının ödenmesine rağmen iade etmekten imtina ettiği iddialarından ibaret soruşturma konusu olayda, müştekinin ve şüphelinin olaya ilişkin ayrıntılı ifadesi alınmadan, özellikle bahse konu senetlerin hangi borç ilişkisine istinaden ne zaman verildiği hususlarında tarafların beyanları ve bu bağlamda şikayetçinin tanıkları olup olmadığı tespit edilip varsa bu tanık beyanlarına başvurulmaksızın, şüphelinin vergi kayıtları getirtilip incelenmeksizin, keza icra dairelerinde şüpheli tarafından başlatılan icra takiplerinin olup olmadığının araştırılması ve varsa takibe ilişkin dosyaların getirtilerek incelenmesi gerekirken eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli, 09/11/2017 gün ve 94660652-105-34-7663-2017-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin her üç suç yönünden de kabulü ile ... Sulh Ceza Hakimliğince verilen 30/12/2016 tarihli ve 2016/4161 değişik iş sayılı Kararın CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 29/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.