Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/8230
Karar No: 2018/214
Karar Tarihi: 18.01.2018

Zimmet - ihmali ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/8230 Esas 2018/214 Karar Sayılı İlamı

5. Ceza Dairesi         2014/8230 E.  ,  2018/214 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Zimmet, ihmali ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma
    HÜKÜM : Tüm eylemlerin zimmet olarak kabulüyle mahkumiyet

    Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
    Sanık ... hakkında fazla çıkış işlemleriyle 46.799 TL Borsa parasını mal edinme eylemi yönünden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gözetilerek, sanıklara isnat olunan diğer eylemler yönünden yapılan incelemede;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir".
    -2-
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    ... Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri, genel sekreteri-muhasebecisi olarak görev yapan sanıkların 2010 yılı öncesinde alınan numuneleri kayıt altına almamak ve numunelerin ne şekilde değerlendirileceği hususunda karar tesis etmeyip kimlere teslim edildiğine ilişkin kayıt tutmamak suretiyle zincirleme şekilde görevlerini kötüye kullandıklarından bahisle cezalandırılmalarının talep edildiği; suç dönemlerinde toplanan numune miktarının ne kadar olduğunun, kalan numune artıklarının ne şekilde değerlendirildiğinin dosyada mevcut deliller itibariyle kesin olarak saptanamadığı, bu nedenle belirtilen hususlara ilişkin düzenli kayıt tutmayan sanıklar yönünden görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve numunelerin teslimine ilişkin düzenlenmiş bir evrak olmaması, mevzuatta numune artıklarının ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin bir hüküm bulunmaması karşısında yasal tevdi unsurunun ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden sanıkların eylemlerinin zincirleme zimmet suçu kapsamında kabulüyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
    Sanıkların 2008 yılına ait toplam 77.000 TL değerindeki makbuzları ibraz etmeyerek bu miktarı zimmetlerine geçirdikleri iddiası ile ilgili olarak; Borsa"da bilgi işlem memuru olarak çalışan ve makbuzları kesen Hüseyin Keskin"in tanık olarak alınan beyanında matbaada basılan makbuzların bir kısmını bulamadıklarını, genel sekreter ve muhasebeci ..."a durumu bildirerek mevcut makbuzları kullandıklarını beyan etmesi, tahsildar olarak çalışan tanık ..."ın da aynı yönde beyanda bulunması, makbuzların basımını gerçekleştiren... Matbaacılık"ın 27/06/2011 tarihli cevabi yazılarında ve söz konusu şirketin çalışanı ..."in kovuşturma evresindeki beyanında Borsa için 900 bin makbuz basıldığını, ihtiyaçtan fazla basılması nedeniyle daha sonradan teslimat yapmak üzere bir kısmının kendi depolarında bekletildiği ancak uzun yıllar alınmaması nedeniyle bazı makbuzların imha edildiğinin ifade edildiği, sanıkların makbuz seri numaraları birbirini takip etmese de tarih olarak aralarında boşluk bulunmadığı ve silsilenin mevcut olduğu, kayıp makbuzların hiç bir şekilde kullanılmadığı şeklindeki savunmaları nazara alınarak;... Ofset Matbaacılık"ın ve kooperatifin kayıtları incelenmek suretiyle basılan makbuz sayısının belirlenmesi, sanıkların uhdesinde para bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla makbuzlar ile analiz fişleri arasında karşılaştırma yapılması ve savunmalarda ileri sürülen hususların irdelenmesi suretiyle yeni bir bilirkişi raporu alınmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle söz konusu meblağın sanıkların uhdesinde kaldığının kabulü,
    Kamu davasına dayanak teşkil eden 13/04/2012 tarih, 2012/241 sayılı iddianamede Yönetim Kurulunda yer alan diğer sanıkların genel sekreter ve muhasebeci olarak görev yapan sanık ..."ın Borsa hesaplarından fazla çıkış işlemleriyle 46.799 TL mal edinmesi eylemiyle ilgili olarak ihmalleri nedeniyle kamunun zarara uğramasına ve kişinin haksız menfaat temin etmesine neden olduklarından bahisle zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği; CMK"nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusunun iddianamede gösterilen fiilden ibaret olması gerektiği, iddianamede sanıkların, ..."ın eylemine iştirak ettikleri ve kooperatif parasını

    .../...
    -3-



    mal edindiklerine ilişkin bir anlatıma yer verilmediği, ayrıca diğer sanıkların sanık ..."ın eylemine iştiraklerine ilişkin cezalandırılmaları için yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, eylemlerinin TCK"nın 251. maddesi kapsamında denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet verme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği nazara alınmadan Yönetim Kurulu"nda yer alan tüm sanıkların söz konusu meblağın mal edinilmesinden sorumlu tutulmaları,
    Sözleşmeli personel olarak görev yapan sanık ..."in aracına ait 71.01 TL yakıt giderinin Borsa tarafından ödenmesi ve Yönetim Kurulu başkanı olan ..."in aylık rayiç kirası 50 TL olan Borsa"ya ait depoyu kira ödemeksizin bir ay süreyle kullanması eylemleriyle ilgili olarak; diğer sanıkların sanık ..."in suçuna iştirak niteliğinde bir eylemlerinin bulunmadığı, sanık ... yönünden objektif cezalandırma koşulları da değerlendirilmek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ile söz konusu eylemlerin bir defaya mahsus gerçekleşmiş bulunması ve meblağların çok düşük olması karşısında sanıkların zimmet kastlarının ve ... yönünden yasal tevdi unsurunun ne şekilde gerçekleştiği karar yerinde tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
    Kabule göre de;
    01/03/2011 tarihinde düzenlenen ve Borsanın yeni genel sekreterinin, genel sekreter vekilinin ve tahsildarın imzası bulunan tutanakta sanık ... tarafından 47.940 TL ödeme yapıldığının kayıt altına alındığı, Borsanın 09/07/2012 ve 11/07/2012 tarihli cevabi yazılarında ise aynı sanık tarafından 58.063.05 TL ödeme yapıldığının bildirildiği nazara alınarak, zimmet miktarının ve her bir sanığın sorumlu olduğu meblağın belirlenmesi suretiyle TCK"nın 248. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
    Sanık ... hakkında kurulan hükümde TCK"nın 247/1, 249, 248, 62. maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiği gözetilmeyerek aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması,
    Yüklenen suçu TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık ... hakkında, 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden adli para cezasına çevrilen hapis cezasının yarısı esas alınmak suretiyle 4 ay 5 gün süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi,
    TCK"nın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında 53/1-e fıkrası yerine 53/1-a fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi,
    Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nın 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
    -4-
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi