8. Ceza Dairesi 2018/7678 E. , 2019/2597 K.
"İçtihat Metni"
İhbarname No : KYB - 2018/51656
Taksirle bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ, sel, taşkına neden olma suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19.10.2017 tarihli ve 2017/22273 soruşturma, 2017/12658 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair mercii KAHRAMANMARAŞ 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.01.2018 tarihli ve 2017/3836 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu,
Somut olayda müştekinin aracıyla seyir halindeyken tepeden bir parça taşın düşerek aracına çarptığı ve hasarın meydana getirdiği, olay sırasında şüphelilerin trafo binası inşaatı yapmak amacıyla çalıştıkları esnada taşın düştüğüne dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Müştekinin aracıyla seyir halindeyken tepeden yaklaşık 200 kg ağırlığında büyük bir taş parçasının aracına çarptığını, aracının hasar gördüğünü, taşın çarpması neticesinde taşın nereden geldiğini anlamak amacıyla yukarı çıktığında bir kepçenin çalışma yaptığını ve herhangi bir güvenlik önlemi alınmadığını gördüğünü belirterek şikayetçi olduğu yönündeki beyanları ve şüpheliler ... ve ..."ın olay anında trafo binası inşaatının çalışma alanında bulunduklarını, çalışma yaparken çalışma alanının etrafına herhangi bir set ya da engel çekmediklerine ilişkin ifadeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, meydana gelen olay nedeniyle bilirkişi marifetiyle olay yerinde keşif yapılarak inceleme yaptırılması ve sonucuna göre bilirkişi raporu aldırılması gerektiği gözetilmeden, sadece şüphelilerin ve müştekinin beyanı alınması suretiyle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.06.2018 gün ve 4830 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2018 gün ve KYB/2018-51656 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Olay tarihinde, şikayetçinin aracıyla seyir halindeyken Ağcalar rampasında bulunan Turaç Siteleri’nin önünden geçtiği sırada, şüphelilerin trafo binası inşaatı yapmak amacıyla kepçeyle düzelttikleri tepeden bir kaya parçasının yola düşerek aracına zarar verdiği iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda; söz konusu taşın şüphelilerin çalışması neticesinde düştüğüne dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad.) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda yukarıda belirtilen gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikayetçi ve şüphelilerin beyanları dikkate alındığında; olay tarihinde, olay yeri ve çevresinde çalışma yapan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığının araştırılması ve mahallinde uzman bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, olayın nedeni ile şüphelilerin kusur durumu saptandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği ve şüphelilerin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin kovuşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu da gözetilmeden; eksik soruşturmayla, yalnızca tarafların ifadesi alınarak verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçeler ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği"nin 23.01.2018 gün, 2017/3836 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 25.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.