Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/10559
Karar No: 2015/10327
Karar Tarihi: 28.05.2015

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/10559 Esas 2015/10327 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/10559 E.  ,  2015/10327 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    .... İş Mahkemesi’nin ilk hükmü Dairemizce bozulduktan sonra mahkemece bozmaya uyularak verilen 23.10.2014 gün ve 253/134 sayılı davanın reddine ilişkin kararın yeniden yapılan temyiz denetimi üzerine 30.01.2015 tarih ve 64/1728 numaralı ilamla hükmün onandığı, davacı vekilince onama ilamına karşı yöneltilen maddi hatanın düzeltilmesi talebi üzerine mahkemece değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, 11.03.2015 tarihli anılan ek karar 20.03.2015 günü kendisine tebliğ edilen davacı vekilinin bu kez 24.03.2015 tarihinde temyiz yoluna başvurduğu, mahkemece, temyiz yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle 26.03.2015 günü temyiz istemi reddedilerek söz konusu ek karar 02.04.2015 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, 03.04.2015 günü yeniden temyiz yoluna başvurulması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmış olmakla gerekli inceleme yapılarak gereği konuşulup düşünüldü.
    5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde, iş mahkemelerinden verilen hükümlerin Yargıtay tarafından incelenip karara bağlanmasından sonra bu hükümlere karşı karar düzeltme yoluna başvurulamayacağı belirtilmiş olmasına karşın hak kayıplarını önlemek için Yargıtay’ın ilgili dairelerince maddi hata iddiasına dayalı başvuruların değerlendirilmesi ilkesi benimsenmiş olup buna göre inceleme konusu davada, maddi hata bulunduğu ileri sürülen karar Yargıtay ilamı olmakla ilk derece mahkemesinin davacı vekilince yöneltilen başvuru hakkında karar verme yetkisi bulunmadığından mahkemece oluşturulan ek kararların ortadan kaldırılması gerekmektedir.
    23.10.2014 gün ve 253/134 sayılı mahkeme hükmünün yeniden yapılan temyiz denetimi üzerine;
    Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
    Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın reddine karar verilmiştir.
    Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    1966 – 1972 dönemindeki 5 yıl 11 aylık 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçiliği ile Almanya’daki çalışmaları birlikte değerlendirilerek hakkında sosyal güvenlik sözleşmesi uygulanmak suretiyle 01.10.1992 tarihinden itibaren kendisine kısmi malûllük aylığı tahsis edilen dava dışı muris sigortalının, davalı Kuruma yönelttiği istemler üzerine 6.836 günlük 3201 sayılı Kanun kapsamında anılan ülke yönünden yurt dışı borçlanması yaptıktan sonra 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine 01.11.1993 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, sigortalı 27.04.2011 günü yaşamını yitirdikten sonra hak sahibi eşi konumundaki davacının ölüm aylığı tahsis başvurusunda bulunduğu, anılan taleple birlikte yeniden değerlendirme yapan Kurumun 2011 yılının Temmuz ayında sigortalının yaşlılık aylığını başlangıç tarihi itibarıyla iptal ederek 01.11.1993 – Temmuz/2011 dönemi yönünden yersiz ödeme nedeniyle borç tahakkuk ettirerek aylıkları 5510 sayılı Kanunun 96/1(b) maddesi gereğince davacıdan geri istediği, ayrıca, borçlanma primlerinin transfer edilip borçlanmanın 5510 sayılı Kanunun 4/1(c) maddesi kapsamındaki sigortalılık statüsüne aktarılması ve yaşlılık aylığı talebinin buna göre ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde iç yazışmalar yaptığı anlaşılmakta olup istem borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
    Davanın yasal dayanaklarından olan 3201 sayılı Kanunun borçlanma tarihinde yürürlükte olan 2. maddesi, “Bu Kanunda geçen:
    a) Sosyal güvenlik kuruluşları; .... Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (BAĞ-KUR) ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 20 nci maddesine tabi sandıkları,
    b) Sosyal Güvenlik Kanunları; 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 sayılı Tarım işçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun ile bu Kanunlara ait ek ve değişiklikleri,

    ifade eder.” hükmünü, 3. maddesi, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yurda kesin dönüş yapanlar, kesin dönüş tarihinden itibaren;
    a) Sosyal güvenlik kuruluşlarından hiç birine tabi bulunmamaları halinde, Sosyal Sigortalar Kurumuna,
    b) Ev kadınları Bağ-Kur"a.
    c) Prim, kesenek ve karşılık ödediği sosyal güvenlik kuruluşuna,
    Yazılı istekte bulunmak ve yurt dışında geçen sürelerin tamamını veya dilediği kadarını döviz olarak ödemek şartıyla borçlanabilir. Borçlanılan süreler ilgili sosyal güvenlik kanunlarındaki esaslar dahilinde değerlendirilir.
    …” hükmünü içermekte olup 6. maddesinde de bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere dayanılarak tahsise hak kazananların aylıklarının, yazılı istek tarihini izleyen ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili sosyal güvenlik kurumu kanunu hükümlerine göre bağlanacağı belirtilmiştir.

    Yukarıdaki yasal mevzuat ışığında dava değerlendirildiğinde, 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçiliği bulunmasına karşın 506 sayılı Kanuna tabi çalışması söz konusu olmayan sigortalının borçlanma primlerinin ve aylık talebinin 5434 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ...Sandığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Şu durumda, prim transferi yapılmalı, anılan Kanuna tabi iştirakçiliği ile borçlanılan süreler dikkate alındığında 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince emekli aylığına hak kazandığı belirgin bulunan sigortalıya ödenmesi gereken aylık tutarları Kurumdan sorularak belirlenmeli, sonrasında 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince bağlanan ve işbu davanın konusunu oluşturan yaşlılık aylığı miktarları ile karşılaştırılarak gerekli mahsup işlemi de yapılmak suretiyle fazla ödemenin var olup olmadığı açıklıkla ortaya konulmalı, borcun varlığı durumunda Kurum istemi doğrultusunda 5510 sayılı Kanunun 96/1(b) maddesi kapsamında irdeleme yapılarak elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : A-)Davacı vekilinin istemlerinin kabulüne, mahkemece verilen 11.03.2015 ve 26.03.2015 tarihli EK KARARLAR ile Dairemizin maddi hataya dayalı 30.01.2015 gün ve 64/1728 sayılı ONAMA İLAMININ ORTADAN KALDIRILMASINA;
    B-)Mahkemece verilen 23.10.2014 tarih ve 253/134 numaralı hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 28.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi