8. Ceza Dairesi 2018/7199 E. , 2019/2587 K.
"İçtihat Metni"
İhbarname No : KYB - 2018/47957
Mala zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.10.2017 tarihli ve 2017/29902 soruşturma, 2017/14974 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin SAMSUN 1. Sulh Ceza Hâkîmliğinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/6635 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, şüphelinin sevk ve idaresindeki aracı ile müştekinin kullandığı araca arkadan çarparak zarar verdiği belirtilen somut olayda, müştekinin kollukta alınan beyanında şüphelinin kaza sonrası aracını üzerine sürerek olay yerinden kaçtığını beyan etmesi ve tanık "nun 18/08/2017 tarihinde alınan beyanında da şüphelinin aracını müşteki Aybüke"nin üzerine sürerek olay yerinden ayrıldığını ifade etmesi karşısında, mevcut delillerin kamu davasının açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.05.2018 gün ve 6437 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2018 gün ve KYB/2018-47957 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Olay tarihinde, şikayetçinin yanında tanık da olduğu halde aracıyla seyir halindeyken trafik ışıklarında durduğu sırada, arkasından gelen şüphelinin aracıyla şikayetçinin aracına çarptığı, şikayetçinin fotoğraf çekmek ve polis çağırmak istemesi üzerine şüphelinin aracına binip olay yerinden ayrılmak istemesi üzerine şikayetçinin şüphelinin aracının önüne geçerek gitmesine engel olmaya çalıştığı sırada şüphelinin aracını şikayetçinin üzerine sürerek olay yerinden kaçtığı iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda mala zarar verme ve trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçlarının yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad.) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda; şüphelinin trafikte seyir halindeyken şikayetçinin aracına arkadan çarpması eyleminde mala zarar verme suçunun kasten işlenebilmesi nedeniyle mala zarar verme suçunun oluşmayacağı; ancak şüphelinin şikayetçinin aracına çarptıktan sonra aracını şikayetçinin üzerine sürerek olay yerinden ayrılması eyleminde trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşup oluşmayacağının tartışılması gerektiği; dosya kapsamına göre de toplanan delillerin trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçu açısından kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturmasına ve iddia edilen suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının kovuşturma aşamasında mahkemece değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararına yönelik itirazın mala zarar verme suçu yönünden reddine, trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden ise kabulü yerine, yazılı gerekçe ile her iki suç yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; itirazın reddi kararı sonucu itibariyle yerinde görüldüğünden Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın talebinin mala zarar verme suçu yönünden REDDİNE, istem yerinde görülmekle Samsun 1. Sulh Ceza Hakimliği"nin 14.12.2017 gün, 2017/6635 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçu yönünden ise CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 25.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.