12. Ceza Dairesi 2021/2577 E. , 2021/6207 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma
Hüküm : 1- Sanık ... hakkında her iki suç açısından; CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat
2- Sanık ... hakkında her iki suç açısından; CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan ... vekili ve katılan ... Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
“22/11/2012” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Katılan ... vekilinin, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Katılan ... Belediye Başkanlığının, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Katılan ... Bakanlığı vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, imar kirliliğine neden olma suçu nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3- Sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik katılan ... Bakanlığı vekilinin, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Sanığın savunmasında, dava konusu eylemlerin eşi Uğur tarafından yapıldığını beyan ettiği, sanık ...’un da eylemlerin kendisi tarafından yapıldığını kabul ettiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçların sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ... Bakanlığı vekilinin, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, katılan ... vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
4- Katılan ... vekilinin, sanık ... hakkında, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince ise;
Sanık hakkında birleşen dosya iddianamesi ile, hem 2863 sayılı Kanuna aykırılık, hem de imar kirliliğine neden olma suçlarından kamu davası açılması ve 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin, 5237 sayılı TCK"nın 184. maddesine göre özel norm niteliği taşıması karşısında, “özel normun önceliği” ilkesi gereği eylem 2863 sayılı Kanuna göre değerlendirilip, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, CMK’nın 223/4-b maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA,
5- Katılan ... Bakanlığı vekilinin, sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince de;
Mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları ile, dava konusu ahşap yapılardan birinin kaldırıldığı, halen mevcut olan ahşap yapının önceden takozlarla yere bağlı halde iken, takozlar kaldırılarak araç lastikleri üzerine monte edilmek suretiyle hareket edebilen, yeri değiştirilebilen hale getirildiği, ahşap yapıyı yere bağlayan metal boru ayakların kaldırıldığı, bu nedenle eylemin fiziki- inşai müdahale niteliğinde olmadığı, sit alanında zarar meydana gelmediği hususlarının tespit edildiği anlaşılan dosya kapsamında;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından failin kastının bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanığın beraatine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 23/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.