
Esas No: 2020/11792
Karar No: 2022/1905
Karar Tarihi: 14.03.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11792 Esas 2022/1905 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davanın konusu, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebidir. Davacının talebi kısmen kabul edilerek, 121,40 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine hükmedilmiştir. Davalı vekili temyiz talebinde bulunmuş ancak temyiz kesinlik sınırının 2.190 TL olduğu ve hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz istemi reddedilmiştir. Davacı vekili ise manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, avukat ücretinin maddi tazminat hesabına eklenmesi gerektiği ve eksik maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle temyiz etmiştir. Mahkeme, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuş, ancak yeniden yargılama gerektirmediği için hüküm fıkrasında düzeltme yapılarak onanmıştır. Kanun maddeleri olarak, temyiz talebinin reddedilmesinde HUMK'nın 432. maddesi, temyiz sınırının belirlenmesinde HUMK'un 427. ve ek 4. maddeleri, tazminat miktarına göre hükmün kesinleşmesinde ise 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK'un 427. ve ek 4. maddeleri uygulanmıştır.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle; 121,40 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Davalı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 2.190 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.08.2015 - 17.08.2015 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 121,40 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının ve 2015/50070 numaralı soruşturması kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.08.2015 - 17.08.2015 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın davacıya 21.10.2015 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 1.500 TL maddi, 3.500 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece manevi tazminata ilişkin Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinde mükerrer dava olduğu ve bu mahkemece manevi tazminata hükmedildiği gözetilerek 121,40 TL maddi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğine, davacının avukata ödediği ücretin maddi tazminat hesabına eklenmesi gerektiğine, kararın AYM ve AİHM kararlarına aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkin ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Maddi tazminatın, davacının gözaltında kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "129,10" TL yerine, asgari geçim indirimi düşülmek suretiyle bu miktarın altında kalacak şekilde "121,40" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan "121,40" ibaresinin çıkarılarak yerine "129,10" ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.