
Esas No: 2021/8211
Karar No: 2022/1922
Karar Tarihi: 14.03.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8211 Esas 2022/1922 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, suçu ve suçluyu övme suçundan tutuklandıktan sonra hapis cezasına çarptırılan davacının tazminat talebinin kısmen kabul edildiği bir davada temyiz istemlerini değerlendirdi. Davalı vekilinin temyiz istemi, tazminat miktarının kesinleşmesi nedeniyle reddedildi. Davacı vekilinin temyiz istemi ise, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna dair itirazlarını reddederek kararı onadı.
Detaylı kanun maddeleri ise şöyledir: Temyiz isteminin değerlendirilmesinde, temyiz kesinlik sınırının 4.270 TL olduğu belirtilerek, davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak reddedildiği ifade edildi. Ayrıca, davacının tazminat talebi, 466 sayılı Kanuna tabi olduğu belirtilerek incelendi ve davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinin dolması nedeniyle davacı hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının düşmesine karar verildiği, hükümlülükten fazla olan 50 gün tutukluluk süresi için 376,50 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın bihakkın tahliye tarihi olan 13.03.2003 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği belirtildi
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 4.270 TL olduğu ve suçu ve suçluyu övme suçundan 16.02.2003 – 01.05.2003 tarihleri arasında 2 ay 15 gün gözaltında ve tutuklu kalıp, 25 gün hapis cezasına mahkumiyete ve hükmün açıklanmasına karar verilip, denetim süresi sonunda davanın düşmesine karar verilen davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 2.376,50 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/903 Esas – 2008/214 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suçu ve suçluyu övme suçundan 16.02.2003 – 01.05.2003 tarihleri arasında 2 ay 15 gün gözaltında ve tutuklu kalıp, 25 gün hapis cezasına mahkumiyete ve hükmün açıklanmasına karar verilip, denetim süresi sonunda davanın düşmesine karar verildiği, düşme hükmünün 06.04.2021 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 8.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın bir yıllık süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine, Dairemizce yapılan incelemede, davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinin davacıya tebliğ edilip edilmediği, akıbetinin araştırılıp denetim süresi sonunda ne gibi bir karar verildiğinin belirlenerek sonucuna göre davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi ve davacı hakkındaki gözaltı ve tutuklama müzekkeresinin denetime el verişli aslı veya onaylı örneklerinin dosya arasına alınması gerektiği gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine, yerel mahkemece eksiklikler giderildikten sonra, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinin dolması nedeniyle davacı hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının düşmesine karar verildiği ve hükümlülükten fazla olan 50 gün tutukluluk süresi için 376,50 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın bihakkın tahliye tarihi olan 13.03.2003 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin, hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA, 14.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.