
Esas No: 2021/2376
Karar No: 2022/1895
Karar Tarihi: 14.03.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2376 Esas 2022/1895 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2021/2376 E. , 2022/1895 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2012 tarih 2010/1005 Esas 2011/644 Karar sayılı ek kararı ile 06/12/2011 tarih ve 2010/1005 Esas 2011/644 Karar sayılı hükmün iptaline, davacı (sanık) hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın da 24/12/2012 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 1.500,00 TL maddi talebine ilişkin söz konusu davada, bozma öncesi yerel mahkemece 2.967,12 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, davacının (sanığın) üzerine atılı karşılıksız çek keşide etme suçundan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2004 tarih ve 2000/820 esas 2004/401 karar sayılı ilamı ile neticeten 1 yıl 2 ay hapis cezası ve 25.473.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine yasa değişikliği nedeniyle davacı (sanığın) hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/04/2007 tarih ve 2006/533 esas 2007/195 karar sayılı ilamı sayılı karar ile lehe Kanun değişikliği göz önünde bulundurularak davacının (sanığın) neticeten 1 yıl hapis 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın da temyizen bozulması üzerine ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2011 tarih ve 2010/1005 esas 2011/644 karar sayılı ilamı ile 2000/820 esas 2004/401 karar sayılı kararın iptaline, davacının (sanığın) 21.834,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, son olarak da yapılan değişiklik nedeniyle davacı (sanığın) hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle yapılan değerlendirmede ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2012 tarih ve 2010/1005 esas 2011/644 karar sayılı ek kararı ile 06/12/2011 tarih ve 2010/1005 esas 2011/644 karar sayılı hükmün iptaline, davacı (sanık) hakkında idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın da 24/12/2012 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, CMK'nın 144/1-b maddesindeki, tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği yönündeki düzenleme dikkate alınarak davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, davanın reddine hükmedilmesinde;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin hükmü sadece vekalet ücreti hükmedilmesi nedeni ile talebi nedeniyle;
05/08/2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASI, bu eksikliğin yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göire düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "davalı lehine, 694 sayılı KHK'nın 144 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde yapılan değişiklik ve davanın tamamen reddedildiği de dikkate alınarak hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinde sulh ceza mahkemeleri için belirlenen 845,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.