Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/10283
Karar No: 2021/9975
Karar Tarihi: 08.07.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/10283 Esas 2021/9975 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2020/10283 E.  ,  2021/9975 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İzmir 14. İş Mahkemesi

    Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.06.1999–31.12.2004 tarihleri arası dönemde geçen ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmeyen sigortalı çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    A) DAVACININ İSTEMİ :
    Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.06.1999–24.09.2013 tarihleri arasında kesintisiz olarak geçen ve SGK’na bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
    B) DAVALILARIN CEVABI :
    Davalı şirket; davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında duruşmada “işyerinin kuruluş işlemlerinin Temmuz ayında yapıldığı, davacının da şirkete ait işyerinde 1999 yılı 7. ayından 13.09.2003 tarihine kadar işçi olarak sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını kabul ettikleri,” şeklinde beyanda bulunmuştur.
    Feri müdahil SGK vekili tarafından davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, hizmet tespiti isteminin yöntemince ortaya konulması gerektiği, ücret tespiti iddiasının ise yazılı belgelere dayandırılması gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
    C) İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
    İlk Derece Mahkemesince, istemin kısmen kabulü ile “davacının 1220363,35 sicil nolu işyerinde 01.07.1999 ile (talep gibi) 31.12.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1980 gün çalıştığının, 2004 yılına ait 360 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiğinin, 01.07.1999-31.12.2003 tarihleri arası 1620 günlük çalışmasının bildirilmediğinin, bildirim yapılmayan günlerde hizmet akdine istinaden ve asgari ücretle çalıştığının tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.
    D) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN KARARI :
    Feri müdahil Kurum vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinafa başvurulması üzerine, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
    E) TEMYİZ TALEBİ :
    Feri müdahil Kurum vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi ile davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, davanın tanık beyanları ile de ispatlanamadığı, reddinin gerektiği özet olarak belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kaldırılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talep olunmuştur.
    F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
    Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
    Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu dönem içerisinde 01.01.2004-24.09.2013 tarihleri arasında davalı işyerince davacı adına kesintisiz ve sürekli olarak Kuruma hizmet bildiriminde bulunulduğu, davalı şirketin 13.09.2003 tarihinden itibaren “Jenaratör Servisi” faaliyetinden dolayı Kanun kapsamında olduğu, yine davalı şirketin 25.05.1999 tarihinden itibaren ticaret sicilinde tescil kaydının bulunduğu, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, davalı işyerinin ihtilaf konusu dönemde Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte faal olması, davacı tanıklarının beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
    Eldeki davada, ihtilaf konusu olan 01.07.1999-31.12.2003 tarihleri arasında geçtiği iddia olunan fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten Yargıtayın aradığı nitelikte tanıklardan olup olmadığı denetlenemeyen tanıkların çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda yetersiz beyanları esas alınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş, ihtilaf konusu dönem ( 01.07.1999-31.12.2003 tarihleri arasında ) içerisinde davalı işyerinin Sosyal Güvenlik Kurumunda tescil kaydının bulunmaması nedeniyle, davalı işyerinin adresinde kayıtlı komşu işyeri çalışanlarını Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle araştırmak, davalı şirketin ihtilaflı dönemin tümünde faal olup olmadığı, davacının çalışmasının niteliği yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.
    İlk Derece Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır
    SONUÇ: Temyiz olunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10.Hukuk Dairesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi