10. Hukuk Dairesi 2021/3620 E. , 2021/9970 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re"sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup Mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun"un 79/1. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun"un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği açıktır. Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı)
Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemez.
Eldeki dosyada davacı, 09/02/1993 ile 03/08/2001 tarihleri arasında ... şubesinde geçen ve davalı Kurum"a bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırma ve inceleme neticesi “davanın kabulüne,” karar verilmiş ise de Mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmeden bu sonuca ulaşılmıştır.
Yargıtayın bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur. (09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Gerçekten, uyulmasına karar verilen bozma ilamında “Somut olayda, her ne kadar davacının davalı ...Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı nezdinde çalıştığının kabulü ile sonuca gidilmiş ise de davacının 506 sayılı ve 5510 sayılı Yasaların geçici 20. maddelerinde ifade bulan “banka personeli için kurulmuş bulunan sandık iştirakçi” olduğunun kabulü hatalı olmuştur. Ancak davacı 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalıdır” ve “davacının ihtilaf konusu dönemde ücretini kimden aldığı; banka personelinin kendi arasında topladığı para ile mi yoksa banka kaynaklarından mı temin edildiği, 2001 yılı ve sonrasında temizlik işleri için ihale verilen şirketlerle ihale sözleşmelerini akdetme yetkisinin hangi davalı işverenlikte olduğu hususları araştırılmaksızın, temizlik hizmeti ihale dosyaları getirtilmeksizin ve dolayısıyla gerçek işveren her türlü şüpheden uzak bir biçimde belirlenmeksizin Mahkemece yazılı şekilde kurulan hüküm hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının ihtilaf konusu dönemde gerçek ve fiili hizmetlerinin davalı Banka bünyesinde mi, Vakıf bünyesinde mi geçtiğini aydınlatmaya yönelik olarak; ihtilaflı dönemde davacının maaşının kim tarafından ödendiğini, temizlik hizmetleri ihalesini akdetme yetkisinin hangi işverenliğe ait olduğunu araştırmak, 2001 yılından itibaren davacının hizmetlerinin bildirildiği döneme kadar temizlik hizmetlerine ilişkin ihale dosyalarını getirtmek, gerçek işveren ortaya konulduktan sonra davacının ilk olarak hizmetlerinin dava dışı ...tarafından Kurum"a bildirildiği de gözetilerek davacının iddia etiği çalışmalarının davalı işyerinde blok çalışma niteliğinde yani sürekli ve kesintisiz olup olmadığı denetlenerek ve buna göre hak düşürücü sürenin mevcut olup olmadığı değerlendirilerek Mahkemece bir hüküm kurmaktan ibarettir.” denilmiş ise de Mahkemece “davalı ... Bankasının ihale usulü ile hizmet alımı yapmadığı, dolayısı ile davacının doğrudan hizmet alımı ile işe alındığı” belirtilerek, buna ilişkin kayıt ve belgeler ilgili işverenlikten ve Kurumdan getirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle gerçek işveren yukarıda anlatılan çerçevede yöntemince belirlenmeli, gerçek işvereni de belirlemeye yönelik olarak davacı adına Kurumda ilk olarak 03.08.2001 tarihinde dava dışı ... sicil no lu, ...ünvanlı işyerince hizmet bildiriminde bulunulduğundan davalı işyerlerine ...ünvanlı işyerinin kendilerinden 2001 yılı öncesi ve sonrası hizmet alımında bulunup bulunmadığı sorulmalı, yine aynı dava dışı ... sicil no lu işyerinin Kurumdan işyeri tescil kaydı getirtilmeli, davalı işyerlerinin taşeronu olarak Kurumda herhangi bir kaydının olup olmadığı araştırılmalı, çıkacak sonuca göre davalı banka şubesi işyerinde davacının iddia etiği çalışmalarının dava dışı ...ünvanlı işyerince bildirilen hizmetler ile birlikte blok çalışma niteliğinde yani sürekli ve kesintisiz olarak geçip geçmediği ortaya konularak eldeki davanın açıldığı tarih olan 23.07.2013 tarihi itibariyle hak düşürücü süre yönünden bir değerlendirmede bulunulmalı, gerektiğinde davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi yazılı şekilde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılar ... Bankası A.Ş. ve ... Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfı"na iadesine, sair hususlar incelenmeksizin, 08/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.