Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/1187
Karar No: 2020/4004
Karar Tarihi: 05.10.2020

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/1187 Esas 2020/4004 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuda davalıların adına kaydedilmiş olan taşınmazların bir kısmının tapu kaydının iptali ve kadastro sırasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümü ile birlikte kendisine ait taşınmaza eklenmek suretiyle adına tescil edilmesi için dava açmıştır. Mahkeme Davacının talebini reddetmiştir. Ancak, Yargıtay kararı ile mahkeme hükmü bozulmuştur. Kadastro tutanağı düzenlenip kesinleşen yerlerde dahi 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen 10 yıllık süre içerisinde dava açılabileceği ve gerek Kadastro Kanunu'nda, gerekse gayrimenkule ilişkin diğer mevzuatta tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi sebeplere dayanılarak dava açma hakkını sınırlayan bir süre de öngörülmediği belirtilmiştir. Ayrıca, taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu ve tüm paydaşların hukukunu etkileyecek olması nedeniyle diğer paydaşların da davada yer almaları gerektiği vurgulanmıştır. Kanun maddeleri: 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrası.
16. Hukuk Dairesi         2017/1187 E.  ,  2020/4004 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
    KANUN YOLU: TEMYİZ


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 128 ada 2 parsel sayılı 5.184,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adlarına tespit ve tescil edildikten sonra, satış suretiyle kayden ... adına tescil edilmiş, 128 ada 3 parsel sayılı 4.169,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalılar adına 128 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının tapu kaydının iptali ve kadastro sırasında paftasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümü ile birlikte kendisine ait 127 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, taşınmazın bulunduğu mahalde kadastro çalışmasının 2005 yılında kesinleştiği ve davacının çalışma sırasında taşınmazın yol olarak tespit dışı bırakılan bölüm yönünden makul süreyi geçirdikten sonra 2011 yılında dava açtığı; tapu iptali ve tescil davası yönünden ise davacının, çekişmeli 128 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların dava konusu ettiği kadastro tespitinden önce 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
    Ne var ki; kadastro tutanağı düzenlenip kesinleşen yerlerde dahi 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 12. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen 10 yıllık süre içerisinde dava açılabildiğine ve gerek Kadastro Kanunu"nda, gerekse gayrimenkule ilişkin diğer mevzuatta tescil harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi sebeplere dayanılarak dava açma hakkını sınırlayan bir süre de öngörülmediğine göre, davanın makul sürede açılmadığı şeklindeki Mahkeme gerekçesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
    Öte yandan, davacının tescili istenen bu bölüm ile davalı gerçek kişilere ait 128 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün eklenmesini talep ettiği 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyete tabi olduğu ve taşınmazda davacı dışında..."in de paydaş olduğu anlaşılmakta olup, davanın niteliği itibariyle yargılama neticesinde verilecek hükmün tüm paydaşların hukukunu etkileyecek olması nedeniyle diğer paydaşların da davada yer almaları zorunludur. Mahkemece, taşınmazın diğer paydaşı ..."in mirasçıları dahili davalı kabul edilerek kendilerine buna ilişkin dilekçe tebliğ edilmiş olması, sözü edilen mirasçıların davaya katıldıkları anlamına gelmeyeceğinden, bu haliyle taşınmazın diğer paydaşı ... mirasçılarının yöntemince davaya katıldıklarından ve aktif dava ehliyetinin tamamlandığından söz edilemez.
    Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacıya, dava sonucunda verilecek hükmün diğer paydaşların da hukukunu etkileyecek olması nedeniyle paydaşı bulunduğu 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kendisi dışındaki diğer paydaşlarının yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmeli ve bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle bir hüküm kurulmalıdır.
    Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi