
Esas No: 2020/11466
Karar No: 2022/2174
Karar Tarihi: 21.03.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11466 Esas 2022/2174 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacının cinsel istismar suçundan beraat etmesine rağmen koruma tedbirleri nedeniyle 84 gün tutuklu kalmış olması sebebiyle tazminat talebinde bulunduğu davada, davacı lehine maddi tazminatın 2.616,80 TL’ye indirilmesine, manevi tazminatın ise tutuklama tarihi olan 03.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine hükmedilmiştir. Kanuna aykırı bulunan bazı hususlar sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Kararda, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesi, 1412 sayılı CMUK'un 321. ve 322. maddeleri detaylı olarak değerlendirilmiştir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/263 Esas – 2015/69 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cinsel istismar suçundan 03.10.2014 - 26.12.2014 tarihleri arasında 84 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 07.07.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 7.910,40 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 7.910,00 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Gerekçeli karar başlığında ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olan dava türü yerine ''Yakalama veya tutuklama sonrası kyo veya beraat kararı verilmesi halinde tazminat'', olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının tutuklu kaldığı döneme ilişkin maaş bordrosunda belirtilen net maaş, ihbar tazminatı ve vekalet ücreti toplamından ibaret olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının maaş bordrosunda belirtilen net maaşı üzerinden hesaplanacak miktarın gelir kaybı olarak tayini gerektiği gözetilmeden davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin belirlenen miktarın üstüne ayrıca ihbar tazminatı da eklenerek hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2- 29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmemesi,
3- Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren faiz talep etmesine rağmen hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına faize hükmolunmaması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. bendinde davacı lehine hükmolunan maddi tazminat miktarının “2.616,80’’ TL’ ye indirilmesi ve ‘’manevi tazminatın’’ ibaresinden sonra ‘’tutuklama tarihi olan 03.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile’’ ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.