10. Hukuk Dairesi 2020/10706 E. , 2021/9952 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İstanbul 21. İş Mahkemesi
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, yaşlılık aylığı almakta iken Kurum tarafından yapılan denetim sonucu yaşlılık aylığına esas bir kısım hizmet süresinin iptaline ilişkin kurum denetiminin, çalışmanın sonlanmasından itibaren 10 yıl sonra yapılmasında kurumun kusuru bulunduğunu belirterek davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili verilen kararın hatalı olduğunu belirtip, kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa"nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re"sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu davada davacının, 1045275 sicil numaralı Anka Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden bildirilen hizmet sürelerinin kurum tarafından yapılan denetim neticesinde şirketin faal olmaması sebebiyle iptal edildiği, bu iptal nedeni ile de davacının yaşlılık aylığı iptal edilerek davacıya yersiz ödeme çıkarıldığı anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dava dosyası incelendiğinde, dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Bu bakımdan öncelikle davacının talebi somutlaştırılarak işyerindeki çalışması açıklatılmalı, talebe konu dönemdeki davalı işverene ait tüm bordrolar getirtilmeli,kurumdan dava dışı işveren hakkında hazırlanan tüm denetmen raporları celp edilmeli, tespit edilecek bordro tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınmalı, mahkemece komşu işyerlerinde çalıştıkları belirlenecek tanıkların hizmet döküm cetvelleri de getirilerek ilgili dönem ile ilgili ayrıntılı ifadelerine başvurulmalı, dava dışı işyerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının iptal edilen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının, HMK"nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak, temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.