Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/3522
Karar No: 2022/2273
Karar Tarihi: 23.03.2022

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/3522 Esas 2022/2273 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılandığı davada, keşif tarihinden geriye doğru en az 5 yıllık yapı olduğu tespit edilen dava konusu yapının suç tarihini belirlediğine dair kanaatle, bölgenin sit alanı olduğunun bilincinde olmasına rağmen izinsiz olarak yapı inşa ettiği gerekçesiyle hüküm giyme riskiyle yargılandığı belirtilmiştir. Ancak, taşınmazın sit alanı veya korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bölgenin sit alanı olarak belirlenmesinin taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi olması gerektiğini ve taşınmaz üzerinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu nedenle yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde muvafakat almadan inşaat faaliyetlerinde bulunanların hukuki korumaya alınamayacağı açıklanmıştır. Bu kapsamda, sanığın yapılan keşif sonrasında suç tarihinden geriye doğru yapının en az 5 yıllık olduğunun tespit edilmesine rağmen bu duruma uygun şekilde değerlendirmediği, bölgenin sit alanı olduğunu bildiği halde izinsiz inşaat faaliyetlerine devam ettiği gerekçeleriyle hüküm giyme riski bulunmaktadır. Kararda ayrıca, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesi gereğince suçun oluşması için şekil
12. Ceza Dairesi         2018/3522 E.  ,  2022/2273 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : Beraat

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Dosya kapsamında mevcut inşaat bilirkişi ek raporunda, dava konusu yapının, keşfin yapıldığı 03/04/2015 tarihinden geriye doğru en az 5 yıllık olduğunun tespit edilmesi karşısında, suç tarihinin 03/04/2010 olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
    2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği,
    Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği,
    Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı,

    Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı,
    Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, 1. derece doğal sit alanı ve Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde bulunan Gelibolu ilçesi, Yeniköy köyü, 1659 parsel no’lu taşınmaza ilişkin olarak 11/11/2013 tarihinde yapı tespit ve durdurma zaptı düzenlendiği ve sanık hakkında, izinsiz olarak yapı inşaa ettiğinden bahisle kamu davası açıldığı, her ne kadar dosya kapsamında mevcut tutanakların, Eceabat ilçesine bağlı köylerde yapılan ilanlara ilişkin olduğu anlaşılmış ise de, sanığın savunmasında, sit alanının, evinin 50 metre kadar aşağısında olduğunu bildiğine dair beyanda bulunduğu, bu itibarla, sanığın, bölgenin sit alanında kaldığını bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla,
    Mahkemece, mahallinde 03/04/2015 tarihinde icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan inşaat mühendisi bilirkişi ek raporunda, dava konusu yapının keşif tarihinden geriye doğru en az 5 yıllık bir yapı olduğunun tespit edilmesi karşısında, sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 23/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi