Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/1676
Karar No: 2022/2262
Karar Tarihi: 23.03.2022

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1676 Esas 2022/2262 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık otobüsünü kontrolsüz bir şekilde yola çıkararak, motosiklet kullanıcısı ile çarpıştı. Kazada motosiklet kullanıcısı ağır şekilde yaralandı ve sanık taksirle yaralama suçundan mahkum oldu. Ancak, mahkemede sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, sanığın asli kusurlu olduğu ancak bilinçli taksir koşullarının bulunmadığı vurgulandı. Sonuç olarak, sanığın temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozuldu ve kanun maddeleri detaylı bir şekilde incelendi. Bu kanun maddeleri şunlardır: TCK’nın 89/1, 89/2-e, 22/3, 62/1, 52/2-4, 53/6, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri.
12. Ceza Dairesi         2021/1676 E.  ,  2022/2262 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle yaralama
    Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-e, 22/3, 62/1, 52/2-4, 53/6, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet

    Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemenin karar tarihinden önce yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, gerekçeli kararda sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmamasının, mahkemece zımnen uygulama yapılmayacağına ilişkin bir kabul olduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu konuda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi ile birlikte 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin de uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
    Dosya içeriğine göre, olay günü, gündüz vakti, meskun mahal dışında, sanığın sevk ve idaresindeki otobüs ile olay mahalline geldiğinde kendisine hitap eden "DUR" levhasına rağmen tali yoldan kontrolsüz bir şekilde bölünmüş yola çıkıp dönel kavşaktan dönüş yapmak istediği esnada sol taraftan anayolu takiben gelen katılan ...’nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile sanığın idaresindeki otobüsün sol yan kısımlarına çarpması sonucu, katılan sürücünün yaşamını tehlikeye sokan, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmakla,
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki olduğuna, kusur durumuna, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- Mahkemece, sanığın yoğun trafiğe sahip karayoluna kontrolsüz girdiği, yol içerisindeyken geçen arabalara durup yol verdiği, kavşak içerisine de önünde başka bir araç olması sebebiyle tam giremediği, arka kısmının karayolu üzerinde kaldığı, sanığın tecrübesine, sahile sürekli yolcu götürmesine, bölgeyi ve aracını bilmesine göre aracının kavşağa tamamen giremeyeceğini, bir kısmının yolda kalacağını bilmesinin gerektiği, sanığın buna rağmen yoğun trafikte kavşağa girdiği gerekçeleriyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; sırf kavşakta geçiş önceliğine uymayarak kavşağa girmenin bilinçli taksir hali sayılamayacağı, sanığın asli kusurlu şekilde kavşakta geçiş önceliğine uymayarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, bilinçli taksir koşulları bulunmadığı nazara alınmadan, hatalı gerekçe ile sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
    2- Sanığın kusurlu eylemi sonucu katılanın yaşam tehlikesi geçirecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına rağmen, sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezanın, 89/2. maddesine göre yarı oranında artırım yapılması sırasında uygulama maddesinin 89/2-b-e yerine 89/2-b olarak gösterilmesi,
    Kabul ve uygulamaya göre de;
    Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulurken, 5237 sayılı TCK'nın 61/2. maddesi gereğince temel cezadan sonra ilk olarak bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılması gerekirken, hataya düşülerek 5237 sayılı TCK'nın 89/2-e maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması,
    Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi