
Esas No: 2020/11261
Karar No: 2022/2376
Karar Tarihi: 28.03.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11261 Esas 2022/2376 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermiştir. Davacı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüs suçundan tutuklu kalmış, yapılan yargılama sonucu beraat etmiştir. Tutuklama süresi boyunca iş akdinin feshedildiği belirlenmiş ve davacıya maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Ancak, davacının maddi tazminat miktarı yanlış hesaplanmıştır ve her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenmemiştir. Davacının talep ettiği faizlerin de her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesi ve 4857 sayılı Kanunun 25/IV maddesi gibi kanun maddeleri de yer almaktadır.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 242.002,66 TL maddi, 275.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat davasının dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2014/188 Esas - 2015/143 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya vazife görmekten men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010 tarihinde gözaltına alındığı, 22.02.2010 - 31.03.2010 tarihleri arasında 35 gün, 11.02.2011 - 19.06.2014 tarihleri arasında 1224 gün tutuklu kaldığı, toplamda ise 1259 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 693.048,55 TL maddi, 800.000,00 TL manevi tazminatın ilk tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 242,002,66 TL maddi tazminatın 11.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 275.000,00 TL manevi tazminatın 22.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı hakkında düzenlenen tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Tutuklandığı tarihte Turktıpsan A.Ş. bünyesinde genel müdür olan davacının belirsiz süreli iş akdinin 28.11.2012 tarihinde 4857 sayılı Kanunun 25/IV maddesi uyarınca feshedildiği, davacı ile şirket arasında imzalanan sözleşmeye göre 2013 yılında net maaşın %15 oranında artacağı, 2014 yılında net maaşın %7 oranında artacağı, yine davacının her yıl altı aylık dönem sonunda bir aylık ikramiye ödeneceği de dikkate alınarak iş akdinin fesih tarihi olan 28.11.2012 ile tahliye tarihi olan 19.06.2014 tarihleri arasındaki dönem için davacının maddi zararının belirlenmesi gerekirken, davacının ikinci tutukluluk tarihi olan 11.02.2011 ile tahliye tarihi olan 19.06.2014 tarihleri arasında davacının 2011 yılında aldığı net maaşı üzerinden hatalı hesaplama yapılarak maddi tazminatın hatalı tayini,
2- Davacı tarafça dava dilekçesinde hükmolunacak tazminata ilk tutuklama tarihi olan 24.02.2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulması karşısında, davacı hakkında iki farklı dönemde koruma tedbiri uygulandığı dikkate alınarak, her bir koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.