
Esas No: 2020/11988
Karar No: 2022/2349
Karar Tarihi: 28.03.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11988 Esas 2022/2349 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararın incelenmesinde tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasının içeriği dikkate alınarak, davacının uyuşturucu suçundan tutuklu kaldığı sürenin tazminat olarak ödenmesine hükmedildiği belirtilmiştir. Ancak, mahsup edilen sürenin tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği ve tutukluluk süresi adli sicil kaydında yer alan ve dava tarihinden sonra kesinleşmiş mahkumiyetlerinden doğan hükümlülüklerden mahsup edilip edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre, davacıların talebinin kısmen kabul edilmesine karar verilmiştir. Ayrıca, diğer davaların reddine ilişkin kararların hatalı olduğu belirtilerek, bu kararlar da bozulmuştur. CMK'nın 142. maddesi ve 144/1-a maddeleri bu süreçteki tutuklama ve tazminat talebi açısından detaylı anlatılmamıştır.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacı ... bakımından; Davacının davasının kısmen kabulüyle; 7.880,52 TL maddi, 12.250,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı ... bakımından; Davacının davasının kısmen kabulüyle; 3.356,65 TL maddi, 5.250,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacı ... ve ... bakımından; Davanın reddi
Davacılar ... ve ...'ın tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hükümler, davalı vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından, davacılar ... ve ...'nın tazminat talebinin reddine ilişkin hükümler davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A.Davacı ... hakkında hükmedilen tazminata ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/81 Esas–2015/225 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 31.03.2015–01.12.2015 tarihleri arasında 245 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 31.12.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 16.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 7.880,52 TL maddi, 12.250,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğuna, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin, davacı vekilinin tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosya içeriğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/81 Esas–2015/225 Karar sayılı ceza dosyasında, yargılama aşamasında davacının tutukluluk halinin devamına ilişkin karara karşı yapılan itirazın Başkan Serdar Ceylan’ın ve Üye Hasan Karacaoğlu’nun katılımı ile Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek, itirazın reddine karar verildiği dikkate alındığında, Ceyhan 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Başkan Serdar Ceylan’ın ve Üye Hasan Karacaoğlu’nun tazminat konusu işlem ile ilişkili olup tazminat davasına bakamayacakları gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 142/2. maddesine aykırı davranılması,
2- 5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin adli sicil kaydında yer alan ve dava tarihinden sonra kesinleşmiş mahkumiyetlerinden doğan hükümlülüklerinden mahsup edilip edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulmaması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
B.Davacı ... hakkında hükmedilen tazminata ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/81 Esas–2015/225 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 21.08.2015–01.12.2015 tarihleri arasında 102 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 31.12.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 12.250,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 3.356,65 TL maddi, 5.250,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğuna, reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin, davacı vekilinin tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin adli sicil kaydında yer alan ve dava tarihinden sonra kesinleşmiş mahkumiyetlerinden doğan hükümlülüklerinden mahsup edilip edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulmaması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
C.Davacılar ... ve ...'nın tazminat talebinin reddine dair hükme ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/81 Esas–2015/225 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 24.02.2015 tarihinde gözaltına alındıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, beraat hükmünün 31.12.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
5271 sayılı CMK’nın 141/1-e maddesinde kanuna uygun olarak yakalandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin tazminat isteminde bulunabileceğinin belirtildiği, davacılar hakkında yapılan soruşturma sırasında 24.02.2015 tarihli yakalama ve gözaltına alma tutanaklarına göre davacıların saat 05.00'da yakalanarak gözaltına alındığı, ifadeleri alındıktan sonra ise aynı gün salıverildikleri ve yapılan yargılama sonucunda uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan beraatlerine hükmedildiği anlaşılmakla, davacılar lehine gözaltında kaldıkları süre için hak ve nesafete uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.