16. Hukuk Dairesi 2017/5509 E. , 2020/3973 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, .... Köyü çalışma alanında bulunan çekişme konusu 150 ada 48 parsel sayılı 18.519,75 metrekare taşınmaz, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 150 ada 48 parsel sayılı taşınmazın, fen bilirkişisinin 27.05.2015 tarihli raporunda (A) harfiyle belirtmiş olduğu 2.324,09 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 3832,88 metrekarelik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen temyize konu taşınmaz bölümünde, davacı lehine, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, dosya kapsamına göre öncesinde babasına ait olduğu anlaşılan dava konusu yerin kendisi adına tescilini talep ettiği halde, çekişmeli taşınmaz bölümünün, babasından davacıya ne şekilde kaldığı, taşınmaz bölümü hakkında davacının tek başına dava açma hususunda aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin bu konudaki beyanları birbiriyle çelişkili olup, bu hususu açıklığa kavuşturmaktan uzaktır. Öte yandan, çekişmeli taşınmazın niteliği ile taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamış, bu hususlarda hava fotoğraflarından usulüne uygun şekilde yararlanılmamıştır.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca ulaşabilmek için Mahkemece öncelikle, 6100 sayılı HMK"nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, çekişmeli taşınmaz bölümünün babasından kendisine ne şekilde kaldığı davacıdan sorularak, açıklattırılmalı; bu konuda davacıya ispat hakkı tanınmalı; ayrıca Harita Genel Müdürlüğünden, kadastro tespitinden en az 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evreye ilişkin yüksek çözünürlüklü stereoskopik hava fotoğrafları İl Kadastro Müdürlüğü"nden de aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları ilgili yerlerden getirtilip dosya arasına konulmalı ve ardından taşınmaz başında, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 ziraat mühendisi, 1 jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın murisinden davacıya ne şekilde kaldığı, taksim, bağış veya satış yollarından biriyle intikal edip etmediği, taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimen davacıya isabet edip etmediği, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki doğması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın gaçmişteki ve şimdi niteliğinin ne olduğunu, evveliyatı itibariyle imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmişse imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun şekilde sürdürülen zilyetliğin mevcut olup olmadığını ve zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, üzerinde ağaç mevcut ise bu ağaçların cinslerini ve dava tarihi itibariyle kaç yaşında olduklarını açıklayan, taşınmazın her yönünden çekilen ve sınırlarının işaretlendiği renkli fotoğrafları içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemeleri istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisinden, dosya getirtilen hava fotoğraflarının stereoskopik olarak incelenmesi, taşınmazın hava fotoğraflarının çekildikleri tarihteki niteliğinin ne olduğu, imar-ihyayı gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve taşınmaz üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususlarını açıklar mahiyette rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın konumunun hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi istenilmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.10.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.