
Esas No: 2022/2390
Karar No: 2022/3943
Karar Tarihi: 25.04.2022
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/2390 Esas 2022/3943 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Tüketici Mahkemesi tarafından verilen ayıplı mal davası hükmü, davalı tarafın temyiz dilekçesiyle Yargıtay'a taşındı. Ancak, 3.140,00 TL tutarındaki karar kesinleştiği için miktar yönünden temyiz reddedildi. Davacı vekili ise asıl temyiz süresi geçtikten sonra katılma yoluyla temyiz etti ancak bu talebi de reddedildi. Kararda belirtildiği üzere katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine bağlı bir hak olduğu için bu durum sınırlandırılmaktadır.
Kararda, 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinlik sınırının 4.270,00 TL olduğu belirtilerek, HUMK'nın 427. maddesi ile 5219 ve 5236 sayılı yasaları detaylı bir şekilde açıklandı. Ayrıca, kesinleşmiş kararların temyiz istemi hakkında Yargıtay'ın da karar verebileceği yönlü bir açıklama yapıldı. Sonuç olarak, davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktar yönünden reddedilirken, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi de reddedildi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK'nın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01/01/ 2021 tarihinden itibaren 4.270,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Davalının temyiz ettiği ve hüküm altına alınan 3.140,00 TL’nin tahsiline ilişkin karar, verildiği tarih itibariyle kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 tarihli ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu sebeple davalının temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili kararı tebliğden sonraki on beş gün içinde temyiz etmemiş ancak karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla yani katılma yoluyla temyiz etmiştir.
Ancak; katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, karşı tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın temyiz istemi, yukarıda belirtildiği üzere reddedilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedelerle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.