11. Hukuk Dairesi 2018/1578 E. , 2019/3324 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/06/2017 tarih ve 2016/469 E. - 2017/244 K. sayılı kararın ayrı ayrı taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 18/01/2018 tarih ve 2017/1192-2018/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalı kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eğitim danışmanlığı ve rehberliği üzerine hizmet veren bir firma olduğunu, 000/08210 sayılı “TERCİH ROBOTU”, 2010/46252 sayılı “TERCİH ROBOTU + Şekil” ve 2011/115253 sayılı “TERCİH ROBOTU+Şekil’ ibareli 9, 35, 38, 41 ve 42. sınıflarda tescilli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin 16 ve 41. sınıflara giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere 2013/64047 kod numaralı “KTR KÜLTÜR TERCİH ROBOTU” ibaresinden oluşan marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazlarının, diğer davalı TPMK YİDK."nın 2015-M-12716 sayılı kararı ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı TPMK YİDK"nın anılan kararının iptalini, tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin 60"tan fazla şubesi ile üniversite hazırlık kursu işletmeciliği yaptığını, öğrencilerin sınav sonuçlarına göre tercih etmeleri gereken üniversite, fakülte ve bölümler ile ilgili olarak rehberlik hizmeti verdiklerini, bu hizmete ilişkin olarak bir modül geliştirildiğini, bunun da herkes tarafından önceden beri kullanılan ve jenerik ifade haline gelmiş “TERCİH ROBOTU” ibaresi ile kendisine ait tescilli “KÜLTÜR” markasını kullanarak dava konusu markanın oluşturulduğunu, davalı şirketin “KÜLTÜR” ve “KÜLTÜR” esas unsurlu markalarını 1979 yılından beri adına tescil ettirerek ayırt edicilik kazandırdığını, “TERCİH ROBOTU” unsurunun ayırt ediciliği düşük, bir kişinin inhisarına verilemeyecek bir unsur olduğunu savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının "KTR KÜLTÜR TERCİH ROBOTU" başvuru markasıyla davacının "TERCİH ROBOTU" ibareli tescilli markaları arasında, görsel ve sescil olarak; başvuru kapsamında yer alan 16/1-7 ve 41/1,2-5. sınıflarındaki mal ve hizmet sınıfları bakımından ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, iltibas oluşturmayan kısımlar yönünden ise davalının marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı TPMK YİDK."nın 2015-M-12716 sayılı kararının 16/1-7 ve 41/1,2-5. sınıflarında yer alan anılan mal hizmet yönünden iptaline, davalı markasının bu emtialar yönünden hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri ayrı ayrı istinaf isteminde bulunmuşlardır.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin verdiği kararda, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı kurum ve davalı şirket vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 30/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.