Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/12473
Karar No: 2022/2666
Karar Tarihi: 06.04.2022

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12473 Esas 2022/2666 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2020/12473 E.  ,  2022/2666 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

    Suç : Gizliliğin ihlali
    Hükümler : Sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ayrı ayrı beraat

    Gizliliğin ihlali suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.04.2021 tarihli, 2019/150 - 2021/160 sayılı kararında belirtildiği ve 07.03.2014 olan suç tarihinde yürürlükte bulunan 6352 sayılı Kanunla değişik TCK’nın 285. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, gizliliğin ihlali suçunun masumiyet karinesi ve kişilerin özel hayatına ilişkin bilgilerin gizliliğini koruma altına alması ve masumiyet karinesinden yararlanma hakkı ile özel hayatı veya haberleşme içeriklerinin gizliliği ihlal edilen kişinin suçun mağduru olduğuna açıkça yer verilmesi karşısında, hakkında katılma kararı verilen şikayetçiler ..., ... ve ...’un sanıklara isnat edilen eylemlerden doğrudan doğruya zarar görmeleri nedeniyle gizliliğin ihlali suçundan açılan kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede:
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamelerde; sorumlu müdürü sanık ..., bağlı bulunduğu yetkilisi sanık ... olan BirGün gazetesinin 07.03.2014 tarihli nüshasının 8. sayfasında ve aynı tarihte gazeteye ait internet sitesinde, katılanlar ..., ... ve ...’un bir masa etrafında oturup konuştukları ana ilişkin görüntüleri ile birlikte “Yolsuzluk ‘enerjileri’ bitmek bilmiyor!” başlığıyla yayımlanan; “Haramzadeler isimli Twitter hesabından Dün de bir ses kaydı yayınlandı. Başbakanlık Resmi Konutu'nda, enerji ihaleleri ile ilgili bir toplantının yapıldığı iddia edilen gizli görüşmeye, Başbakan ..., MİT Müsteşarı ..., Yasin el Kadı, .... ve ortaklarının katıldıği öne sürülüyor. Başbakan'ın da yer aldığı toplantıda, Kalkınma Ajansı Müdürü'ne bir ev ‘hediye’ edildiği öne sürülüyor. Yayınlanan ses kayıtları arasındaki ilk telefon görüşmesi, Başbakan'ın Özel Kalemi ... ... ile ... arasında geçiyor. Ses kaydında ...'a ait olduğu öne sürülen ses, Başbakanlık'taki gizli toplantıya ‘amca’ diye hitap ettiği Yasin el Kadı'nın gelip gelmeyeceğini soruyor. ...'ın bu sorusuna ..., ‘Evet; amca, ben, Abdulkerim, Muaz ve Bilal de gelebilir...’ yanıtını veriyor. Toplantının detaylarının konuşulduğu ses kaydında, gün için anlaşılıyor. İkinci görüşme yine bu ikili arasında geçiyor. Görüşmede, Başbakan ...'ın Özel Kalemi ..., ‘Resmi konutá sabah erken geleceksiniz. Kimse yokken konuta gireceksiniz’ diyor. Bu ses kaydının ardından yayınlanan diğer telefon görüşmesinde yine ... ile ... görüşüyor. Ses kaydında, yapılan toplantı sırasında...'ın Kalkınma Ajansı Başkanı İlker Aycı'ya aldığı iddia edilen rüşvet ile ilgili olarak şaka yaptığı da öne sürülüyor. Enerji Bakanlığı'nda yapılan ve üst düzey bürokratların da katıldığı iddia edilen sunumun ardından ...'ın ortağı olduğu Bosphorus 360'ın ortaklarından ... ile ... arasında geçtiği öne sürülen ses kaydında ise, Pehlivan, ‘Hayatımın en kötü toplantısından çıktım... Abi gömdüler projeyi bugün. EPDK'dan Vedat diye bir başkan yardımcısı mıdır nedir. Bir başladı bir küfür etmediği kaldı’ diye konuşuyor. ...'ın ‘Bilmiyor mu? Kimse ona bilgi vermemiş mi?’ diye sorduğu Pehlivan, ‘Fiyat alım garantisinden tut aklına ne gelirse...’ diye konuşuyor.” biçimindeki yazıda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/656 (2014/42981) sayılı soruşturma dosyasındaki bilgiler açıklanıp, ceza adaletinin doğruluk, dürüstlük ve gerçeğe ulaşma ilkelerine uygun olarak icrasını tehlikeye düşürecek ve katılanların masumiyet karinesinden yararlanma hakkını ihlal edecek şekilde haber yapılmasından dolayı sanıkların TCK’nın 285/1. madde ve fıkrasındaki gizliliğin ihlali suçunu işlediğinin iddia edildiği, iftira ve hakaret suçlarının unsurlarının oluşmadığının da ayrıca ifade edildiği anlaşılmaktadır.
    İddiaya konu yazı yayımlanmadan önce, basın ve yayın organlarında “17-25 Aralık Operasyonu” olarak isimlendirilen ve ülke gündemini uzun süre meşgul eden bir dizi olay yaşanmıştır. 17.12.2013 ve 25.12.2013 tarihlerinde, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla aralarında siyasiler ve iş adamları gibi tanınmış kişilerin de bulunduğu pek çok kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan kişilere rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık gibi suçlamalar yöneltilmiştir. Hükümet ise yaşananları adli soruşturma kılıfına dayanılarak ve hukuk alet edilerek siyasal iktidarı düşürmeye yönelik bir operasyon olarak nitelendirmiş ve bu operasyonun devlet içinde örgütlenmiş, devletin olanaklarını kullanarak siyaseti dizayn etmeye çalışan Fetullah Gülen'in liderliğini yaptığı gizli bir yapılanma tarafından yürütüldüğünü ifade etmiştir. Hükümet, devleti ele geçirmek isteyen bir paralel yapıya vurgu yapmış ve bu yapı ile bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda bürokratı görevden almıştır. Bu tarihten sonra Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) olarak tanımlanan bu yapılanmaya karşı çok sayıda adli soruşturma başlatılmıştır.
    17-25 Aralık soruşturmalarının ardından siyasal alanda sert tartışmaların başladığı ve ülkenin 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan mahalli idareler genel seçimlerine odaklandığı bu süreç içerisinde, aralarında Başbakan ve bazı bakanların olduğu birçok hükümet yetkilisine, bürokrata ve iş adamına ait olduğu iddia edilen ses kayıtları internet ortamında yayımlanmıştır.
    İşte iddiaya konu yazı, bu ses kayıtlarının ifşa edilmesinden sonra yayımlanmıştır.
    İddiaya konu yazıya ilişkin olarak sanıklar, yazı içeriğindeki bilgilerin, ilgili soruşturma dosyasından değil, Haramzadeler adlı twitter adresinden alındığını, diğer basın ve yayın organları ile internette de yer alan bu bilgileri yayımlama amaçlarının kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu beyanla üzerlerine atılı suçu kabul etmemişlerdir.
    Bu tespitlere göre; iddiaya konu yazının konusunun yayımlandığı tarihte güncel olduğu, halkın halihazırda bildiği 17-25 Aralık 2013 tarihinde yapılan operasyonların ardından yaşanan gelişmelere ilişkin yazının yeterli düzeyde olgusal temele dayandığı, yazının başlığı ile yazıda yer alan bazı ifadelerin rahatsız edici, kışkırtıcı ve hatta bir kısmının suçlayıcı olduğu değerlendirilebilir ise de, gazetecilerin, tamamen temelden yoksun olmamak koşuluyla; nezaket sınırlarını aşan, polemik yaratan, provokatif, saldırgan, sert ifadeleri, gazeteci tekniği gereği sansasyonel/çarpıcı başlıkları kullanma hakkına sahip oldukları gözetildiğinde, kendi bağlamı ve ifade ediliş şekilleri içerisinde de dikkate alındığında, yazıdaki bu ifadelerin, kamu yararı bulunan ve toplumu yakından ilgilendiren konularla ilgili görüş, yorum ve eleştiri niteliğindeki değer yargılarından ibaret olduğu, yazı içeriğindeki, “iddia edilen”, “öne sürülen” ve benzeri ibarelerden anlaşılacağı üzere, konunun lekelenmeme hakkını ihlal edecek ve okuyucuda kesin bir kanaat oluşturucak üslupla sunulmadığı, sanıkların, söz konusu yazıyla okuyucuları aldatmak amacıyla kötüniyetle hareket ettiklerine dair dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığı ve yazıda esas alınan ses kayıtları ile yazıdaki soruşturma dosyasında mevcut olduğu iddia edilen bilgilerin yazının yayımlandığı tarihten önce farklı basın ve yayın organları ile internet ortamında ifşa edilerek alenileştirilmiş ve herkes tarafından bilinebilecek bir nitelik kazanmış olması nedeniyle gizliliğin korunmasına ilişkin amacın önemli ölçüde ortadan kalktığı da göz önüne alındığında, sanıklara yüklenen gizliliğin ihlali suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, aksi düşüncenin, gizliliğin ihlali suçu ile korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği gözetildiğinde, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; katılanlar hakkındaki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/656 (2014/42981) sayılı soruşturma dosyası incelenerek, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak beraat kararı verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasını öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
    2- Kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince asıl ve birleşen dava dosyaları için ayrı ayrı hükmedilen maktu vekalet ücretlerinin, sanıklar yerine davanın tarafı olmayan sanıklar müdafii lehine hükmolunması,
    Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bölümlerindeki “BERAATLERİNE”, ibarelerinden önce gelmek üzere, hükümlere, “5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince” ibarelerinin eklenmesi, aynı bölümlerde yer alan “beraat eden sanıklar müdafine” ibarelerinin, “beraat eden sanıklara” ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi