
Esas No: 2021/2361
Karar No: 2022/2672
Karar Tarihi: 06.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/2361 Esas 2022/2672 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2021/2361 E. , 2022/2672 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kasten yaralama, görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Hükümler : 1- Kasten yaralama ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
2- Şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 62, 52/2, 50/1-a, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK’nın 123/1, 62, 50/1-a, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kasten yaralama ile görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın beraatine, şantaj ile kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanununun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesinde; “Kendisine tebliğ yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmü, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde incelenen dosyada, sanık ...’a yokluğunda verilen 28.01.2016 tarihli kararın tebliği için adı geçenin istinabe mahkemesindeki 18.03.2015 tarihli duruşmada savunması alınmadan önce bildirdiği en son adresinden farklı bir adrese çıkarılan tebligatın, “Annesi Nazmiye” ibareleri ile sanığın söz konusu adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin tebliğ edilmesinin usule aykırı olmasından dolayı sanık ...’a gerekçeli kararın başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekli de belirtilmek suretiyle katılan vekilinin temyiz dilekçesi ile birlikte yöntemine uygun olarak tebliğ edilip, tebellüğ belgesi ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenmesi ve bu konuda ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesinin temini için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.