Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1210
Karar No: 2020/3920
Karar Tarihi: 01.10.2020

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2020/1210 Esas 2020/3920 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, tapu iptali ve adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır. Ancak mahkeme, davanın reddine karar verdiğinden davacılar karar düzeltme isteminde bulundu. Mahkeme, üzerindeki zilyetliğin başlangıcının belirlenmesi gerektiğini söyleyerek, dosyada bulunan delillerin yeterli olmadığı sonucuna vardı. Bu nedenle, çekişmeli taşınmaz bölümlerini içeren tüm hava fotoğraflarının dosyaya eklenmesi, yerel bilirkişiler ve bilirkişi heyetleriyle birlikte yeniden keşif yapılması ve ziraat mühendisi raporu talep edilmesi gerektiğini belirtti. Kararda belirtilen kanun maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46/1. maddeleridir.
16. Hukuk Dairesi         2020/1210 E.  ,  2020/3920 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
    KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarıda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi ... ve arkadaşları tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

    Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 10545, 10563, 10781 ve 10830 parsel sayılı ve sırasıyla 2.572.00, 11.614.00, 18.306.00 ve 2.703,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, toprak tevzi çalışmaları sonucunda oluşturulan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 30.12.2019 tarih 2016/14513-2019/9191 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş; bu kez onama ilamına karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
    Mahkemece, dava dilekçesinde davacılar tarafından 40-50 yıldır murisleri tarafından kullanıldığını beyan etmeleri karşısında, davanın açıldığı 2005 yılından geriye doğru 50 yılın düşülmesi halinde zilyetliğin başlangıcının en iyi ihtimalle 1955 yılı olacağı, bu durumda Hazine tapusunun oluştuğu 1963 yılı itibariyle 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi, mevcut dosya kapsamına göre bu sonuca ulaşılması da mümkün görünmemektedir.
    Çekişmeli taşınmazların, toprak tevzii sonucu Hazine adına oluşan tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği, yapılan keşif sonucunda fen bilirkişisi tarafından toprak tevzii paftası ile kadastro paftasının çakıştırılması suretiyle düzenlenen raporlara göre de taşınmazların Hazine tapu kayıtları kapsamında kaldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken husus, Hazine tapularının oluştuğu 1963 tarihine kadar davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. ve 46/1. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde, taşınmazlarda, 40-50 yıldır zilyetliklerinin bulunduğu belirtilmekte ise de, bu tarihlerin genel beyan niteliğinde olduğu ve davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 46/1. maddesine dayalı olarak açıldığı anlaşılmakta olup keşifte dinlenen 1930 doğumlu yerel bilirkişi Abdullah Çelebi, aklının yettiğinden beri taşınmaza, davacıların murisi Ali Bülbül ve onun da ölümü ile de davacıların zilyet ve tasarruf ettiğini bildirdiği, 1937 ve 1938 doğumlu tanıkların da benzer beyanlarda bulundukları, dosyada bulunan belirtmelik tutanağına göre, davacıların murisine ait 1336 tarih 3276 tahrir nolu vergi kaydının miktarı kadarının 1011 nolu komisyon parseli olarak davacıların murisi adına, vergi kaydı miktar fazlasının 7555 komisyon parseli olarak Hazine adına belirtmesinin yapıldığı, 7555 komisyon parselinin de kadastro tespiti sırasında çekişmeli 10545 ve 10563 parseller olarak tutanağının düzenlendiği anlaşıldığı halde, Mahkemece, toplanan bu deliller tartışılmamış, (daha önce aynı köye ait başkaca taşınmazlarla ilgili temyiz incelemeleri sırasında bölgeye ait 1954 tarihli hava fotoğrafının da bulunduğu anlaşılmış olup,) Hazine adına tapu kaydının oluştuğu 1963 tarihinden önceki yıllara ait hava fotoğrafları incelenmeksizin karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
    Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümlerini içerir en eski tarihli hava fotoğraflarından başlayarak dosya getirtilen 1992 yılına kadar mevcut tüm stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalı; dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, 1963 tarihinden 20 yıl öncesini bilebilecek kadar yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi kurulu ve ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, davaya konu taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, kime ait oldukları, kimden nasıl intikal ettikleri hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli ve dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi heyetinden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, dava konusu taşınmaz bölümlerini komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor ile yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliklerini, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlemeleri istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazların toprak yapısını ve niteliklerini, zirai durumlarını, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz bölümlerinin üzerindeki bitki örtüsünü bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmaz bölümlerinin değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içeren, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çekişmeli taşınmazlar üzerinden Hazine tapusunun oluştuğu 1963 tarihinden geriye doğru davacılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. ve 46/1. maddesinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir.
    Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeye ve dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, temyiz incelemesi sırasında da belirtilen hususlar gözden kaçırılarak onandığı anlaşılmakla karar düzeltme istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 30.12.2019 tarih 2016/14513-2019/9191 Esas ve Karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına ve hükmün yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 01.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi