Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/1836
Karar No: 2022/2737
Karar Tarihi: 07.04.2022

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/1836 Esas 2022/2737 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanıkların Muğla, Bodrum ilçesi, Turgutreis beldesi, Peksimet köyünde tapunun 1235 parselinde kayıtlı taşınmazda izin almaksızın inşai faaliyette bulundukları iddiasıyla açılan kamu davasında, sit alanında kaldığını bildikleri halde ilgili koruma kurulundan izin almaksızın inşaat yaparak 2863 sayılı Kanuna aykırı davrandıkları tespit edildi. Mahkeme, sanıkları 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi gereğince suçlu buldu ve mahkumiyet kararı verdi. Ancak, Yargıtay'da yapılan temyizde mahkumiyet kararında yanlışlıklar tespit edildi. 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA karar verilirken, sanık müdafi'inin ve sanık'ın temyiz itirazları yerinde görüldü. Kararda belirtilen kanun maddeleri: 2863 sayılı Kanunun 65/b, 62/1, 52/2, 53. maddeleri ve TCK'nın 44. maddesi.
12. Ceza Dairesi         2020/1836 E.  ,  2022/2737 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : TCK’nın 44. maddesi delaletiyle;
    2863 sayılı Kanunun 65/b, 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ... tarafından, sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
    Sanıklar hakkında Muğla ili, Bodrum ilçesi, Turgutreis beldesi, Peksimet köyü, Kadıkalesi mevkiinde İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 08/08/1990 tarih 1432 sayılı kararı ile III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli yerde bulunan, tapunun 1235 parselinde kayıtlı taşınmazda izin almaksızın inşai müdahalede bulundukları iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; sit kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edildiğine dair ilan tutanaklarının dosya kapsamında bulunması karşısında sanıkların inşai faaliyette bulundukları yerin sit alanında kaldığını bildiklerinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, suça konu taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olup 2009 yılında sözleşme ile müteahhit sanık ...’a devredilmesinden sonra dosya kapsamında bulunan 14/04/2010 tarihli yapı tatil zaptında, suça konu taşınmaz üzerinde kaçak ve izinsiz olarak 8.70 x 7.20 mt ebatlarında 5 adet blok yapıldığı, 0,50 mt yükseklikteki bloklardan birinin temel betonunun döküldüğü, aynı yükselikteki diğer iki bloğun temel ve su basman betonunun dökülüp birinde ayrıca zemin katta kolon kalıplarının çakıldığı, 2,5 mt yükseklikteki bir bloğun zemin katın betonarme karkası ve tuğlasının örüldüğü, 1. katın beton kolonlarının döküldüğü, üst tahliye kalıplarının çakılmış olduğu, ayrıca yapılmış olan toplam 5 blokta (1.10 x 2,25) mt ebatlarında betonarme mahal oluşturulduğunun tespit edildiği, daha sonra sanık ... tarafından inşaatın 2011 yılında diğer sanık ...’a devredilmesinden sonra yerinde yapılan kontrol sonucu düzenlenen 17/08/2012 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında ise, bir bloğun inşaat devam edilerek birinci katının üst tavan betonunun dökülmüş olduğu, tuğlalarının örülmüş olduğu, binanın etrafının bir kısmına taş duvarların örüldüğü, bu bloğun kaba ve ince sıvasının tamamlanmış olduğu, bir diğer iki katlı bloğun tuğlasının örüldüğü, betonarme karkasının tamamlanmış olduğunun tespit edildiği, tutanak mümzi tanık Akın Öztürk’ün beyanında ilave inşaatların yapılmış olduğunu belirttiği, mahallinde inşaat mühendisi, arkeolog ve fen bilirkişi eşliğinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları ile de suça konu izinsiz müdahaleler sabit olup anılan raprolarda betonarme karkası tamamlanmış ve kat oluşturulmuş imalatların izin alınmadan kaçak olarak yapıldığı ve 2863 sayılı Kanun kapsamında izinsiz inşai müdahale niteliğinde olduğunun belirtildiği, böylelikle sanıkların bölgenin 3. derece arkeolojik sit alanı olduğunu bildikleri, ancak buna rağmen ilgili koruma kurulundan izin almadan, bahse konu araziye fiziki ve inşai müdahalede bulunmak suretiyle üzerlerine atılı suçu işlediklerinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, TCK'nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının "tek bir fiilin bulunması" ve "birden fazla kanun hükmünün ihlalinden ibaret olduğu, sanıkların işlediği fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verdikleri ve bu tarihte 2863 sayılı Kanun ile TCK'nın 184. maddesinin yürürlükte bulunduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemlerine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmakla;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafiinin atılı suçun oluşmadığına, müvekkilinin kastının bulunmadığına, sanık ...’ın suç unsurunun ortadan kalktığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanıklar hakkında tesis edilen mahkumiyet hükmünde, 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen 65/b maddesi yerine, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1. maddesinin dayanak gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    2- TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtar edilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafiinin ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 1. bendinin ilk paragrafında yer alan “65/b” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine, “65/1” ibaresinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 1. bendinin son paragrafına “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratına'' cümlesinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi