
Esas No: 1997/53
Karar No: 1997/51
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 1997/53 Esas 1997/51 Karar Sayılı İlamı
Hukuk Bölümü 1997/53 E. , 1997/51 K.- 2942 SAYILI KAMULAŞTIRMA KANUNUN 23. MADDESINE GÖRE AÇILAN GERI ALMA DAVASININ, ANILAN YASANIN 24. MADDESI GEREĞINCE ADLÎ YARGI YERINDE ÇÖZÜM¬LENMESI GEREKTIĞI HK.
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 21
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 24
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 23
- UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 13
- UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 10
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 13
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 37
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 14
- KAMULAŞTIRMA KANUNU (2942) Madde 22
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.
Davacı : H.İ.T. Vekili : Ü.I. Davalı : Bağ-Kur Genel Müdürlüğü Vekili : Av. A.E. OLAY: Davacıya ait Amasya İli, Beyazıtpaşa Mahallesi, 5 pafta, 122 ada, 48 parselde kayıtlı gayrimenkul, İl Müdürlüğünün lojmanlı hizmet binası ihtiyacını karşılamak amacıyla Bağ-Kur Genel Müdürlüğü tarafından 1987 yılında kamulaştırılmış ve 21.3.1989 tarihli tapu tescil işlemiyle de söz konusu gayrimenkul adı geçen idarenin mülkiyetine geçmiştir. Davacı, kamulaştırılmasından bu yana 8 yıl geçtiği halde hizmet binası yapılmadığı ve aslında kamulaştırılan alanın ihtiyacın çok üzerinde olduğundan bahisle, taşınmazın tamamen veya kısmen kendisine iade edilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 27.12.1995 günlü, 234514 sayılı işlemin iptali istemiyle Bağ-Kur Genel Müdürlüğüne karşı idari yargı yerine dava açmıştır. Davalı idare tarafından verilen savunmada, davanın görüm ve çözümünde adlî yargının görevli olduğu yolunda yapılan itiraz üzerine, Samsun İdare Mahkemesi; 26.3.1997 gün ve E.1996/348 sayı ile, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. maddesinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda ve takdir olunan bedel ile madde hatalara karşı da adlî yargıda dava açılabileceğinin, 37. maddesinde ise, bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümlenmesi gerekenlerin taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde görüleceğinin hükme bağlandığı; olayda, davacı tarafından bedel takdiri veya maddi hatalara karşı değil, kamulaştırılan taşınmazın tamamen veya kısmen iadesi isteğinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açıldığına göre uyuşmazlığın 37. madde kapsamında bulunmadığı ve dava konusu işlem idari bir işlem niteliği taşıdığından 2577 sayılı Yasanın 2/1-a. maddesi kapsamındaki iptal davasının görüm ve çözümünün Mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle, davalı idarenin görev itirazı reddedilerek görevlilik kararı vermiştir. Davalı idarece süresi içinde verilen 9.6.1997 günlü itiraz dilekçesi üzerine dava dosyası Samsun İdare Mahkemesi Başkanlığının 8.7.1997 günlü, 1997/135 Muh. sayılı yazısı ekinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, 2942 sayılı Yasanın 23. maddesi kapsamında bulunan davanın çözüm yerinin aynı Yasanın 37. maddesine göre adlî yargı olduğu sonucuna vararak, 2247 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması yolundaki 30.9.1997 günlü, 9793311 sayılı düşünce yazısıyla birlikte dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı tarafından, 2247 sayılı Yasanın 13. maddesinin üçüncü fıkrasına göre düşüncesinin istenilmesi üzerine Danıştay Başsavcısınca; uyuşmazlığın 2942 sayılı Kanunun “Mal sahibinin geri alma hakkı”nı düzenleyen 23. maddesi kapsamında bulunduğu, anılan Yasanın 24. maddesinin, 23. maddenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların adlî yargıda çözümleneceği yolundaki açık hükmü karşısında davanın görüm ve çözümünün adlî yargının görevine girdiği yolunda verilen 27.10.1997 günlü, 1997/53-20 sayılı düşünce yazısı dosyaya konulmuştur. İnceleme ve Gerekçe: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün Selçuk Tüzün’ün Başkanlığında, Üyeler: O. Hulusi Mustafaoğlu, Ülkü Aydın, Nursel Aymakoğlu, Zafer Kantarcıoğlu, Dr. Erol Alpar ve Ertuğrul Taka’nın katılımlarıyla yapılan 17.11.1997 günlü toplantısında, Raportör-Hâkim İsa Yeğenoğlu’nun davanın çözümünde adlî yargı yeri görevli olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusunun kabulü gerektiği yolundaki raporu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, davanın çözümünde adlî yargı yerinin görevli olduğuna ve bu nedenle olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve Danıştay Başsavcısının, davanın görüm ve çözümünde adlî yargı görevli olduğundan başvurunun kabulü gerektiğine ilişkin düşünce yazıları ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Güneş ile Danıştay Savcısı Tülin Özdemir’in yazılı düşünceler doğrultusundaki açıklamaları da dinlendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kamulaştırılan taşınmazın tamamen veya kısmen iade edilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Dördüncü Kısım-İkinci Bölüm’ünde yer alan 21. maddede, kamulaştırmadan idarenin tek taraflı vazgeçmesi; 22. maddede, tarafların anlaşmasıyla vazgeçme ve devir hususları düzenlenmiş ve “Mal sahibinin geri alma hakkı” başlıklı 23. maddenin, birinci fıkrasında “Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece veya 22 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca devir veya tahsis yapılan idarece; kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmaz veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek taşınmaz mal olduğu gibi bırakılırsa, mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödeyerek, taşınmaz malını geri alabilir.” hükmüne yer verilmiş; takip eden Beşinci Kısım-Birinci Bölüm’de yer alan 24. maddenin birinci fıkrasında, kamulaştırma bedelinden düşülebilecek hasar konusu düzenlenmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında, 24. madde ile, 21, 22. ve 23. maddelerin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, anılan Yasanın “Yetkili ve görevli mahkeme ve yargılama usulü” başlıklı 37. maddesinde, bu Yasadan doğan tüm anlaşmazlıkların adlî yargıda çözümlenmesi gerekenlerin, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görüleceğine işaret edilmiştir. Dava konusu işlem, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a. maddesinde tanımı yapılan iptal davalarına konu olabilecek idari işlem niteliğini taşımakta ise de; yasa koyucu tarafından, anılan Yasanın 24. maddesi ile, 23. madde kapsamına giren uyuşmazlıkların adlî yargı yerince çözümleneceği yolunda özel hüküm getirilmiş bulunmaktadır. Olayda, davacı, kamulaştırılan taşınmazının, üzerine 8 yıldan bu yana amaçlanan hizmet binasının yapılmadığını ve alanının idarenin ihtiyacının çok üzerinde olduğunu ileri sürerek kendisine tamamen veya kısmen iade edilmesi istemiyle başvuruda bulunduğuna göre anılan Yasa maddelerinin açık hükmü karşısında, 23. madde kapsamındaki “geri alma davası”nın görüm ve çözümünde 24. maddeye göre adlî yargı yerinin görevli olduğu ve 37. maddeye göre de davanın, basit yargılama usulü ile taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görüleceği kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusunun kabulü ve Samsun İdare Mahkemesinin görevlilik kararının kaldırılması gerekmektedir. SONUÇ: Anlaşmazlığın niteliğine göre, davanın çözümü adlî yargının görev alanına girdiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvurusunun kabulü ile, Samsun İdare Mahkemesinin 26.3.1997 günlü, E.1996/348 sayılı görevlilik kararının kaldırılmasına, 17.11.1997 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.