Esas No: 2020/3961
Karar No: 2022/2824
Karar Tarihi: 12.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/3961 Esas 2022/2824 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanığın, taksirle öldürme suçundan önce verilen adli para cezası kararının sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden hapis cezası tayin edilmesi nedeniyle mahkumiyeti bir kez daha bozuldu. İlgili kanun maddeleri TCK'nın 85/1, 62/1 ve CMK’nın 231/11. maddesidir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile
TCK’nın 85/1, 62/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ve 2006/603 Esas - 2007/333 Karar sayılı ilamı ile sanığın TCK'nın 85/1, 62/1 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09/07/2009 gün ve 2009/8910 Esas-2009/8064 Karar sayılı karar ile karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı yasanın 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklikler bakımından değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada sanık hakkında bu kez TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verilip, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2009 tarih ve 2009/412 E. 2009/485 K. sayılı kararının 21.12.2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde 26.12.2013 tarihinde TCK'nın 163/3. maddesinde tanımlanan karşılıksız yararlanma suçunu işlediği ve Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 28.10.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarih ve 2015/548 E. 2016/187 K. sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Olay tarihinde sanığın sahibi olduğu inşaatta çalıştırdığı işçinin, ayağının tökezlemesiyle 7. kattan düşerek öldüğü, sanığın yeterli yükseklikte sağlam korkuluklarla önlem almaması emniyet kemeri ve benzeri güvenlik önlemlerini kullandırmaması ve bunun etkin bir şekilde denetlenmemesi, inşaat işini fenni yeterliliği bulunan kişilerin teknik gözetimi ve sorumluluğu altında yürütmemesi nedenleriyle kusurlu olduğu olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın kusuru bulunmadığına ilişkin ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2007 gün ve 2006/603 Esas - 2007/333 Karar sayılı kararıyla verilen adli para cezasının sanık lehine olduğu ve bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanık bakımından ceza türü bakımından kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden sanık hakkında hapis cezası tayin edilmek suretiyle CMUK'nun 326/son maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.