
Esas No: 2020/12061
Karar No: 2022/2854
Karar Tarihi: 12.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12061 Esas 2022/2854 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, 25-27 Ocak 2012 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kalmıştır ve daha sonra beraat etmiştir. Kendisi, gözaltında geçirdiği süre için manevi tazminat talep etmektedir. Mahkeme, davacının talebini kısmen kabul ederek davalıdan 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Davacı, bu kararı temyiz etmiş, ancak karar onanmıştır. Hükmün kesinleşmesi nedeniyle, davalı vekilinin temyiz talebi reddedilmiştir. Davacı vekili, maddi tazminat talebinin reddine itiraz etmiştir, ancak mahkeme, maddi tazminat talebinin reddinde doğru bir karar verildiğini ve manevi tazminatın miktarının yeterli olduğunu belirtmiştir.
Kanun maddeleri:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca, 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesinleştiği belirtilmiştir.
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142. maddesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun yürürlük tarihinde es
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin reddine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Davalı vekilinin temyiz talebinin incelenemesine;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 2.190 TL olduğu ve 25.01.2015-27.01.2015 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 500 TL olması nedeniyle hükmün davalı vekili açısından kesin olduğu ve hükmü katılma yoluyla da temyiz etmediği görülmekle;
6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine, ''Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat'' ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/162 Esas- 2015/26 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 25.01.2012-27.01.2012 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, 27.01.2012 tarihinde yurt dışına çıkış yasağı konmak suretiyle adli kontrol altına alındığı, silahlı terör örgütüne üye olmak, örgüte yardım etme, suç delillerini gizleme veya değiştirme suçlarından yapılan yargılama sonunda ise davacının beraatine hükmedildiği, kararın 06.03.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 457.638 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davacının çalışmakta olduğu şirketten maaşını almaya devam etmesi nedeniyle maddi tazminata yönelik talebin reddiyle, adli kontrol işlemlerinin tazminata konu olamayacağından bahisle yalnızca gözaltında geçirdiği 2 günlük süre için 500 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin maddi tazminata da hükmedilmesi gerektiğine ve manevi tazminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.